Aç gözlerini. Bak uyandın. Hayır
sadece gözlerin açıldı, hayali bir uyanış oldu, yoksa gerçekten uyanmadın, hadi
gerçekten uyan. Hadi kalk, silkin ve kendine gel, kendinin farkında ol. Hisset
nereye bastığını. Toprağa basıyorsun. Hissettin mi? Düşün nerede olduğunu?
Dünyadasın. Farkına vardın mı? Kimsin sen, nereden geldin, nereye geldin, nasıl
geldin, kimler tavassutu ile geldin, niçin geldin? Düşün tüm bunları. Gör, bil,
hisset ve anla gerçekleri. Mal olma, sürüye katılma, güdülme mal gibi. Mal gibi
güdülmek için gelmedin bu dünyaya. Kendini bulman, kendine gelmen, kendin olman
için geldin. Bunlar nasıl gerçekleşecek düşün. Şu aptalca uykudan bir kurtul. Zaten
birgün sonsuza kadar uyuyacaksın. Burası uyuma yeri değil. Burada uyursan
ölürsün. Burası sürekli uyanık kalma yeri.
Geçelim!
Bizler, ihtiyaç gününde hatırlanıp,
ihtiyaç giderildiğinde fırlatılıp atılacak insanlar mıyız? Böyle mi görüyorsun
pezevenk? Bundan başka nedir yapılan? Bir gün insan oluyoruz, hatta bir gün bile
değil, ondan sonra üç yüz altmış beş gün mal muamelesi görüyoruz. Bir gün
besliyorlar, okşuyorlar, övüyorlar, sonra bir yıl sağıyorlar mal gibi, etinden,
yününden, sütünden, artık neyin varsa faydalanıyorlar. Sen müsaade ediyorsun. Başta
söylediklerimiz minvalinde hareket etsen, yapman gerekeni yapsan böyle olmazdı.
Sonra da niçin kızıyorsun? Ne yapacaktım? Lanet olası pezevenk, kullanıp
atılacak mendil miyim ben? Ki, kimsin sen? Gerçekten kimsin? Zeka düzeyin
nedir, karakterin var mı, şeref, onur ve namus sahibi misin? Geri zekalı,
karaktersiz, şerefsiz, onursuz, namussuz bir yaratıksın filhakika. Dünkü çocuk
değiliz, tarihsel süreçte acı tecrübeleri hissederek, anlayarak, yaşayarak
geldik bugünlere. Top oynayarak gelmedik, çelik çomak oynayarak gelmedik. Tozpembe
bir dünyada yaşamadık ve gözlerimizi, aklımızı, kulaklarımızı, kalbimizi
örterek ve bir çöp gibi sürüklenerek geçip gelmedik insanlığın yolundan. Deneyimleyerek
geldik yaşanacak ne varsa. İnsanlığın yolunda bıraktığımız terimiz, yaşımız, kanımız
ve sarf ettiğimiz emeğimiz var bizim. İhanetlere uğradık ama ihanet etmedik.
Sabırla içtik acılar ırmağından. Öyle kolay vazgeçeceğimizi ve bırakıp
gideceğimizi mi düşündünüz? Ama rahat olmayın, öyle olmayacak. Mutlaka her
şeyin bedelini ödeyeceksiniz, mutlaka. Ve bize ait olan ne varsa mutlaka geri
dönecek bize. Ders aldıkta geldik yaşanılan ve yaşadığımız ne varsa. Artık
aldatılmayacağız, kullanılmayacağız, suiistimal edilmeyeceğiz,
sömürülmeyeceğiz. Dağlarımız soyulurken, denizlerimiz kirletilirken,
hazinelerimiz boşaltılırken, beynimizin etrafına duvarlar örülürken,
yüreklerimiz öldürülürken gözlerimizi kapatıp bunlar olmuyormuş gibi
düşünmeyeceğiz ve elbette her şeyin hesabını tek tek soracağız. Güzel yaşamak
bize, acılardan acılara sürgün olmak size bundan böyle. Bugüne kadar savunmada
kalan hep biz olduk, artık savunun kendinizi; cesaretiniz, bilginiz, yüreğiniz
varsa. Ama asla adaletten taviz vermek yok. Adil bir yargılama olacak. Bugüne
değin bizden çaldıklarınızla dem-i devran sürdünüz dar-ı dünyada ve bizlere
acılardan acı beğendirdiniz, bizleri perişan ettiniz, mahvettiniz, gençliğimizi
çaldınız, hayallerimizi öldürdünüz, umutlarımızı yok ettiniz. Şimdi acılar size,
mutluluklar bize, başka ne bekliyordunuz aşağılık kapitalist pezevenkler? And
olsun ki, yaptıklarınız yanınıza kâr kalmayacak. Sizlerden korkmuyoruz!
Cesaretimizle, yüreğimizle, bilgimizle, direncimizle geliyoruz, selin önüne
katıp silip süpürdüğü bir çöpten farkınız yok bizim için. Mutlaka def olup, yok
olup gideceksiniz. Yarattığınız cehenneminizde yanmaktan, kavrulmaktan bıktık
ve takatsiz kaldık. Ya önümüzden çekilir ve yaratacağımız cennette, büyük
insanlık mahkemesinde yargılanıp temize çıkarsanız ve yerinizi alırsınız ya da
yarattığınız cehennemde yanarsınız. Sizin köleniz değiliz biz, insanız ve
insanca yaşamak istiyoruz ve isteseniz de istemeseniz de hakkımız olanı
alacağız. Mutlaka alacağız! Sizden bir şey dilenmiyoruz. Çünkü hakkımız olanı
dilenmek, onurumuzu kaybetmekle eşdeğerdir ve biz onurumuz için yaşarız, çünkü
biz insanız! Tümünüzün, her tarafınızın iğrenç politikalarınızdan ve tiksindirici
yalanlarınızdan bıktık, usandık. Ortak mülkümüze çöküp, bize bıraktığınız acılardan bıktık, yaşamak
sevinçlerimizi öldürdünüz ve tiksindik artık sizden lanet olası komprador
pezevenkler.