İNSANLIĞIN KURTULUŞ MANİFESTOSU...23...

Özgür DENİZ - 19.02.2026

Aç gözlerini. Bak uyandın. Hayır sadece gözlerin açıldı, hayali bir uyanış oldu, yoksa gerçekten uyanmadın, hadi gerçekten uyan. Hadi kalk, silkin ve kendine gel, kendinin farkında ol. Hisset nereye bastığını. Toprağa basıyorsun. Hissettin mi? Düşün nerede olduğunu? Dünyadasın. Farkına vardın mı? Kimsin sen, nereden geldin, nereye geldin, nasıl geldin, kimler tavassutu ile geldin, niçin geldin? Düşün tüm bunları. Gör, bil, hisset ve anla gerçekleri. Mal olma, sürüye katılma, güdülme mal gibi. Mal gibi güdülmek için gelmedin bu dünyaya. Kendini bulman, kendine gelmen, kendin olman için geldin. Bunlar nasıl gerçekleşecek düşün. Şu aptalca uykudan bir kurtul. Zaten birgün sonsuza kadar uyuyacaksın. Burası uyuma yeri değil. Burada uyursan ölürsün. Burası sürekli uyanık kalma yeri.

 

Geçelim!

 

Bizler, ihtiyaç gününde hatırlanıp, ihtiyaç giderildiğinde fırlatılıp atılacak insanlar mıyız? Böyle mi görüyorsun pezevenk? Bundan başka nedir yapılan? Bir gün insan oluyoruz, hatta bir gün bile değil, ondan sonra üç yüz altmış beş gün mal muamelesi görüyoruz. Bir gün besliyorlar, okşuyorlar, övüyorlar, sonra bir yıl sağıyorlar mal gibi, etinden, yününden, sütünden, artık neyin varsa faydalanıyorlar. Sen müsaade ediyorsun. Başta söylediklerimiz minvalinde hareket etsen, yapman gerekeni yapsan böyle olmazdı. Sonra da niçin kızıyorsun? Ne yapacaktım? Lanet olası pezevenk, kullanıp atılacak mendil miyim ben? Ki, kimsin sen? Gerçekten kimsin? Zeka düzeyin nedir, karakterin var mı, şeref, onur ve namus sahibi misin? Geri zekalı, karaktersiz, şerefsiz, onursuz, namussuz bir yaratıksın filhakika. Dünkü çocuk değiliz, tarihsel süreçte acı tecrübeleri hissederek, anlayarak, yaşayarak geldik bugünlere. Top oynayarak gelmedik, çelik çomak oynayarak gelmedik. Tozpembe bir dünyada yaşamadık ve gözlerimizi, aklımızı, kulaklarımızı, kalbimizi örterek ve bir çöp gibi sürüklenerek geçip gelmedik insanlığın yolundan. Deneyimleyerek geldik yaşanacak ne varsa. İnsanlığın yolunda bıraktığımız terimiz, yaşımız, kanımız ve sarf ettiğimiz emeğimiz var bizim. İhanetlere uğradık ama ihanet etmedik. Sabırla içtik acılar ırmağından. Öyle kolay vazgeçeceğimizi ve bırakıp gideceğimizi mi düşündünüz? Ama rahat olmayın, öyle olmayacak. Mutlaka her şeyin bedelini ödeyeceksiniz, mutlaka. Ve bize ait olan ne varsa mutlaka geri dönecek bize. Ders aldıkta geldik yaşanılan ve yaşadığımız ne varsa. Artık aldatılmayacağız, kullanılmayacağız, suiistimal edilmeyeceğiz, sömürülmeyeceğiz. Dağlarımız soyulurken, denizlerimiz kirletilirken, hazinelerimiz boşaltılırken, beynimizin etrafına duvarlar örülürken, yüreklerimiz öldürülürken gözlerimizi kapatıp bunlar olmuyormuş gibi düşünmeyeceğiz ve elbette her şeyin hesabını tek tek soracağız. Güzel yaşamak bize, acılardan acılara sürgün olmak size bundan böyle. Bugüne kadar savunmada kalan hep biz olduk, artık savunun kendinizi; cesaretiniz, bilginiz, yüreğiniz varsa. Ama asla adaletten taviz vermek yok. Adil bir yargılama olacak. Bugüne değin bizden çaldıklarınızla dem-i devran sürdünüz dar-ı dünyada ve bizlere acılardan acı beğendirdiniz, bizleri perişan ettiniz, mahvettiniz, gençliğimizi çaldınız, hayallerimizi öldürdünüz, umutlarımızı yok ettiniz. Şimdi acılar size, mutluluklar bize, başka ne bekliyordunuz aşağılık kapitalist pezevenkler? And olsun ki, yaptıklarınız yanınıza kâr kalmayacak. Sizlerden korkmuyoruz! Cesaretimizle, yüreğimizle, bilgimizle, direncimizle geliyoruz, selin önüne katıp silip süpürdüğü bir çöpten farkınız yok bizim için. Mutlaka def olup, yok olup gideceksiniz. Yarattığınız cehenneminizde yanmaktan, kavrulmaktan bıktık ve takatsiz kaldık. Ya önümüzden çekilir ve yaratacağımız cennette, büyük insanlık mahkemesinde yargılanıp temize çıkarsanız ve yerinizi alırsınız ya da yarattığınız cehennemde yanarsınız. Sizin köleniz değiliz biz, insanız ve insanca yaşamak istiyoruz ve isteseniz de istemeseniz de hakkımız olanı alacağız. Mutlaka alacağız! Sizden bir şey dilenmiyoruz. Çünkü hakkımız olanı dilenmek, onurumuzu kaybetmekle eşdeğerdir ve biz onurumuz için yaşarız, çünkü biz insanız! Tümünüzün, her tarafınızın iğrenç politikalarınızdan ve tiksindirici yalanlarınızdan bıktık, usandık. Ortak mülkümüze çöküp, bize  bıraktığınız acılardan bıktık, yaşamak sevinçlerimizi öldürdünüz ve tiksindik artık sizden lanet olası komprador pezevenkler.

Tarih: 19.02.2026 Okunma: 6

YORUMLAR

Yorumunuzu ekleyin.

İsim: *

E-posta Adresiniz: *

* (E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır.)

Yorum: *

Güvenlik Sorusu:
Türkiye'nin başkenti neresidir?