İNSANLIĞIN KURTULUŞ MANİFESTOSU...22...

Özgür DENİZ - 18.02.2026

Güneşli bir yol gidiyor karanlığın tam ortasından, ağaçlar görüyorum çiçeğe durmuş, geçmiş kışlar gelmiş baharlar kırlar çiçeğe kavuşmuş, heybetli dağlar yeşile bürünmüş, kuşlar süzülüyor göklerin derin maviliğinde, hariçten gelen hiçbir kötü sesi işitmiyorum ve mütemadi ilerliyorum ışık huzmelerinin geldiği yöne doğru ve yaşamı özlüyorum her an. Beni bekleyen yaşama koşuyorum umarsız; hesaplı dünyaya inat, hesapsız, pazarlıksız yaşama. Ummanlar gibi coşuyor hüzünlü yüreğim. Rüzgar gibi koşuyor ağır ve hantal gövdem. Büyük insanlıkla birlikte umutlu ve güneşli güzel günleri düşlüyorum. Maviliklere sürgün olacağımız günleri. Düşler deryasında yüzüyorum, yerin vurduğu zincirlerden kurtulmuşum. Göklerin koynundayım. Yıldızlarla buluşmuş, uçan kuşlara yoldaş olmuşum. Bağlanamıyorum bu uğursuz dünyaya ve tüm bağlarımdan kurtulmak istiyorum. Hür doğdum, hür yaşarım, hür ölürüm, hürriyeti haykırıyorum esaretlere inat. Toprağın karanlığından, göklerin aydınlığına kaçmak istiyorum. Tüm yüklerimi boşaltmak, fırlatıp atmak istiyorum. Yük hayvanı değilim ben. Beni niçin bağlamak istiyorlar bu dünyaya bitevi soruyorum. Bu dünyaya ait değilim, adresiz bir insanım, yersiz yurtsuz. Hayvanlar gibi yiyip içmek, yatmak, uyumak, başıboş dolaşmak ve eğlenmek için mi geldim buraya? Hayır, böyle bir şey kabil olamaz. Bana göre değil böylesi bir yaşam. Bana göre değil böylesi yaşamların olduğu dünya. Mutlaka başka bir gayesi olmalı varlığımın. Niçin bir müzik gibi akıp gitmiyor hayatım? Niçin bir şiir gibi okuyamıyorum dünyayı? Niçin müziğini ve şiirini öldürüyorlar hayatın, anlamıyorum. Özgürce sevmeleri yasaklıyorlar niçin? Niçin herkese ait olan münhasıran birkaç kişiye ait oluyor? Niçin benim olan başkalarının elinde kalıyor. Sürekli toplamak, sonrada topladıklarımı korumak için mi yaşamalıyım ben? Toplamak ve korumak için mi atılıp geldim buraya? Toplayıcı ve koruyucu değilim ben. Yaşamaya doğdum, yaşamak için yaşayacağım. Benim olmayan şeyleri nereye götürmek için toplayacağım, topluyorum? Birlikte yaşamanın ve çalışmanın, birlikte çalıp söylemenin, birlikte üretip tüketmenin, birlikte sevmenin, birlikte ağlayıp gülmenin güzelliğini, doyumsuzluğunu tatmak istiyorum. Hayır, kabul etmiyorum hayatımın hiçbir taraftan tahdit edilmesini ve zincirlenmesini tüm gövdemin zalim ellerce. İstemediğim hayata ve seçmediğim şeylere maruz kalmak zorunda değilim. Seçmediğim şeylerin mahkumu olmak istemiyorum. Hayatın şiirini okuyun ve bir müzik gibi akıp gitsin hayatınız ey insançocukları! Müzik dinlemesini ve şiir okumasını bilmezseniz hayatın şiirini okuyamaz, müziğini dinleyemezsiniz ve hiçbir şeyi anlamadan ot gibi yaşar gidersiniz ve her şeyi de berbat edersiniz. Ki, zaten berbat değil mi her şey? Umursamayayım diyorsunuz ama dokunan şeyden nasıl kurtulacaksınız, nasıl olupta aman sende boş ver git diyeceksiniz? Olmuyor işte, olmuyor bebeğim! Çünkü harcanan senin hayatın oluyor, yaşanamadan geçip giden baharlar senin içindi. Hangi mevsimini yaşayabildin ki hayatının? Esir düşmek ayrıdır teslim olmak ayrı, arasında uçurum vardır, birisi doğa kanunudur öbürü haysiyet, onur meselesi. Esir olabilirsiniz ama asla teslim olmayın kuru bir hayata! Size sunulan ve size ait olan ama metazori çalınan hayatınızı geri almak için olsun savaşınız ve geri almadan bitmesin savaşınız. Bitmeyen bir savaşın içine doğdunuz siz. Yaşamak için geldiniz, yaşamadan gitmeyin geldiğiniz yerden. Sen eşsiz bir varlık olarak geldin, başkalarının kopyası olarak yok olup gitme, buna eyvallah etme. Senin görevin, kutsal yaşam kavgasında sağlam bir tuğla olabilmektir. Tüm tuğlaların birleşimiyle yeni bir dünya kurabilmektir, kurulan dünyaların figüranı olmak değil. Haydi uyan! Haydi dayan! Çalınan hayatını geri almak için savaş ey insan!

Tarih: 18.02.2026 Okunma: 10

YORUMLAR

Yorumunuzu ekleyin.

İsim: *

E-posta Adresiniz: *

* (E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır.)

Yorum: *

Güvenlik Sorusu:
Türkiye'nin başkenti neresidir?