Akdeniz sahilinde yol çilesi…

Hüseyin ŞİNASİ - 18.02.2021

                                

Ülkelerin, bölgelerin ve kentlerin sosyal, kültürel ve ekonomik gelişmişlik ölçülerinden biri de ulaşım ve haberleşme araçları ve ağıdır. Ulaşım; karayolları, demiryolları, denizyolları ve havayolu araçlarını meydana getirir. Telefonlar, internet, radyo, televizyon, basın yayın organları ve uydular haberleşmeyi meydana getirir.

Ülkeler ve milletler için ulaşım ve haberleşme, insanlık tarihi kadar eski, zor ve çözüm bekleyen sorunlardan biridir. Bu nedenle ulaşım ve haberleşme sorunu, bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde seçimlerin, politikacıların bitip tükenmek bilmeyen sermayesi, oy devşirdiği en alanlardandır.

Ulaşım ve haberleşme, insanlık tarihi kadar eski bir sorundur dedik. İlkel çağlardan itibaren insanlar, bir yerden, başka bir yere gidip gelirken, yük taşırken, kendi gücünün, yürümenin ve koşmanın yanı sıra evcileştirdikleri hayvanlardan yararlandılar. İlk arabaların M.Ö 3000 yıl önce Mezopotamya’da Sümerler tarafından kullanılmaya başlanmış. M.Ö 2000 yılından beri atların yük ve yolcu taşımacılığında arabalara koşulduğu ortaya çıkıyor. Bu durum motorlu araçların yaygınlaşmasına kadar devam ediyor.

Yazının da ilk kullanılmaya başlaması 5500 yıl öncesi Sümerlerin çivi yazısı ile başlıyor. Zaman içinde haberleşmede, ateş ve duman, posta güvercinlerini, mektupları kullandılar. Arabaların ve tekerleğin bulunması ulaşım ve haberleşmeyi kolaylaştırdı.

İnsanlar akarsularda, denizlerde ve göllerde hareket edebilmenin sağladığı kolaylıklardan yararlandılar. Akarsu, göl ve denizlerde önce basit sallar, sandallar, sonra gelişmiş gemiler yapıp, küreklerle, yelkenle hareket etmeyi, uzak ülkelere gidip gelmeyi, yük ve eşya taşımayı, ticaret yapmayı öğrendiler. Deniz kıyılarında limanlar, kentler, ticaret kolonileri kurdular.

Karada yük ve yolcu taşımacılığı yapan kervanlar, atlı posta arabaları ortaya çıktı. Bunlar için düzenli işleyen yollar yaptılar. Bugün bile Anadolu’nun en uzak köşelerine kadar uzanmış, halen kullanılabilen Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı döneminden kalma, ticaret ve kervan yollarından, hanlardan, köprüler görüyor, hayretler içinde kalıyoruz. Dahası ilk çağlardan beri ulaşım ve haberleşme araçları savaşların belirleyici unsurlarından biridir. Bu araçları kullanan devletler ve ordular düşmanlarını kolaylıkla yenip, topraklarını ele geçirip, insanlarını esir aldılar, zenginliklerine el koydular. Sömürgecilik ortaya çıktı.

18-19. yüzyıla geldiğimizde, halen kullanılmakta olan buhar makineleri, motorlar hayatımıza girmeye, gemilerde, demiryolunda ve karayolu araçlarında kullanılmaya başlandı. Telsiz, telefon, telgraf, radyo yine bu zaman aralığında bulundu. İlk uçaklar havada süzülmeye, yük ve yolcu taşımaya, bir savaş aracı olarak kullanılmaya başlandı.

Ülkeler bu teknik, teknolojik ve ekonomik gelişmelerden daha çok yararlanmak için kıyasıya bir yarışa girdiler. Yarışta öne geçenler karşılığını fazlasıyla aldılar. Günümüzün ulaşım ve haberleşme araçları gelişmiş ülkelerin ve şirketlerin elinde bir silah, hatta tehdit, sömürge aracı haline geldi.

Geçelim,

Geçtiğimiz günlerde, Adana ve Mersin’i Antalya ve batı illerine bağlayan D-400 yolu (Akdeniz Sahil Yolu) uzun süre ulaşıma kapanmış, sürücüler belli noktalarda beklemek zorunda kalmışlardı. Olayı hatırlayalım, 30-31 Ocak günleri meydana gelen aşırı yağış nedeniyle, D-400 Mersin-Antalya yolu, Gazipaşa Zeytinada Köyü, Sazak yakınlarında yaşanan heyelan ve kaya düşmesi sonucu kapanmış, ulaşım karşılıklı olarak durdurulmuştu. Sabaha karşı saat dört sıralarında meydana gelen olayda bir can kaybı yoktur. Karayolları ve özel bir şirket elemanları tarafından yapılan çalışmalar 10 sürmüş ve yol karşılıklı olarak trafiğe açılmıştır.

Yolun kapalı olduğu günlerde Karayolları Mersin’den Antalya’ya gidecek araçlara Mersin-Silifke-Mut-Karaman-Bozkır-Akseki-Antalya güzergâhını kullanmayı tavsiye etmiş, Anamur, Bozyazı ve Aydıncık’lı sürücülerin Antalya yönüne ulaşması zorlaşmıştı. Kış şartları nedeniyle Anamur-Güngören, Kaşpazarı’ndan Gazipaşa’ya ulaşan yollar da ulaşıma elverişli olmaması, Anıtlı (Kaledran) Yakacık, Tozlu, Gökçebelen yolu da altyapı yetersizliği nedeniyle kullanılamamıştır. Böyle durumlara karşı vatandaşın kullanabileceği bir alternatif düşünülmeli, hazırlık yapılmalıdır.

Akdeniz Sahil yolunun yapılmasına 1999 yılında başlanmış ve halen bitmemiştir. Yolun Anamur-Uçarı-Anıtlı arasında hiç kazma vurulmayan 17 km.lik bir bölüm vardır. Ayrıca Aydıncık-Bozyazı-Tekeli arasında 15 km.lik bir bölümde tünel çalışmaları devam etmekte, işler çok yavaş ilerlemektedir. Antalya-Gazipaşa tarafında yaklaşım 30 km.lik bir bölümünde bulunan Gökçebelen tüneline çalışmalar devam etmektedir. 11 km.lik tünelin ne zaman tamamlanacağı bilinmemektedir.

Ülkemizin doğusunu, güneydoğusunu Akdeniz sahilinden Antalya’ya, Muğla’ya, Denizli, Burdur, Isparta’ya bağlayan D-400 yolu sürücülerin korkulu rüyası, dar, bol rampa ve virajlıdır. Aracınızla yolculuk yaparken başınız döner, içiniz dışınıza çıkar, her an bir kaza tehlikesi ile karşı karşıya kalırsınız. Yeter artık, bu yolun eksik kalan bölümleri tamamlanmalı, bölge halkı rahat bir nefes almalı, güven ve huzur içinde yolculuk yapmaya başlamalıdır.


Tarih: 18.02.2021 Okunma: 39

YORUMLAR

Yorumunuzu ekleyin.

İsim: *

E-posta Adresiniz: *

* (E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır.)

Yorum: *

Güvenlik Sorusu:
Türkiye'nin başkenti neresidir?