Halkçı NAMIK KEMAL ve ZİYA PAŞA’NIN Ruhları Şad Olsun

İsmail Hakkı CENGİZ - 10.02.2026

“Tanzimat döneminin iki vatansever aydını, Namık Kemal ve Ziya Paşa, dışarıdan esinlenen veya zorla kabul ettirilen hem geleneksel sosyo-ekonomik sistem hem de geleneksel değer sistemi üzerinde yıkıcı etkileri bulunan Batılılaşmayı şiddetle eleştiriyorlardı. Bu yazarlar, Batılılaşmayı bürokratik zorbalık ile özleştiriyorlar, böylece hükûmete karşı halk tepkisini dile getiriyorlardı. Halk, Batılılaşmayı, geleneksel esnaf düzeninin bozulması, Avrupa makine mamullerinin pazarı istilası sonucu gelen işsizlik ve İslami gelenekler ve değerler sisteminin yozlaştırılması olarak değerlendiriyordu.

Namık Kemal ve ziya Paşa Türk halkının sorun ve görüşlerini genel olarak açıkça şöyle dile getirmekteydiler:

  1. Batılılaşma reformları, Batı Avrupa ile iş birliği yapan bir bürokrasi tarafından zorla kabul ettirilmiştir. Bürokratlar böylece, ülke çıkarlarının çözümünü yalnız kendi çıkarları ile ilgilenen yabancı güçlere bırakmaktadırlar.
  2. Bürokratlar batılılaşmayı kendi istibdatlarını sağlamlaştırmak için kullandılar. Namık Kemal ve Ziya Paşa bu durumu değiştirmek için bir anayasa ve parlamento rejimi taraftarıydılar.
  3. Namık Kemal ve Ziya Paşa asıl sorunun ekonomik nitelik taşıdığını görüyorlardı. Kapitülasyon rejimi altında ithal edilmiş Avrupa makine dokumalarının ülkedeki yerel sanayiyi öldürdüğünü ve geleneksel sanatların yerini alabilecek hiçbir yerel sınaî işletme olmadığından işsizliğin yaygınlaştığını acı acı gözlemlemekteydiler.
  4. Bu dönemde Batı tarafından yürütülen ekonomik sömürü bilinen bir gerçekti. Namık Kemal 1969’da şöyle yazmaktaydı: ‘Nihayet İngiltere ile olan ticaret antlaşmasını yenileyebildik. Ancak nasıl? Maliyemizin feci halini gören sabık Lord Palmerston, anlayışlı davranıp lehimize bazı değişikliklere taraftar oldu. Soru şudur: Babıali, mahirane bir diploması ile Avrupalı güçlere kapitülasyonlar altında zorla kabul ettirilen insafsız şartları gösterir ve bizim haklı konumumuzu onlara kabul ettirebilir mi? Eğer Osmanlılar yeni bir savaş (Ruslara karşı) açar ve yenilirse, büyük devletler, böyle bir felaketin, medeni dünya üzerindeki neticelerinin tamamıyla farkındadırlar.’ Kemal, ülkenin ekonomik çöküşünden Tanzimatın liberal siyasetini sorumlu tutuyordu. Kendisi, iç gelişme tasarıları ile doğal kaynakların Osmanlılar tarafından işletilmesini öneriyordu.
  5. Batıya olan bağımlılık ile zorla kabul ettirilen reformları eleştiren yeni Osmanlılar aynı zamanda batının kültür, ahlak ve âdapta taklit edilmesini şiddetle eleştirmekteydiler. Avrupa kanunlarının ithaline karşıydılar.

Yeni Osmanlılar, hars (kültür) ile medeniyet arasında kesin bir ayrım yapmaktaydılar. Endüstri iyileşmek, ticaret ve diğer maddi alanlarda Batılı usullerin alınmasına taraftar olmakla beraber kültür ve yaşam tarzında Avrupa ile özdeşleşmeyi reddediyorlardı.”

Bu bilgileri çok şaşırtıcı buldum. Çünkü Namık Kemal’in, bu “halkçı“ yanını hiç bilmiyor, “Batılılaşma”ya da en azından ılımlı yaklaştığını sanıyorduk. Demek onu pek tanımıyormuşuz. Namık Kemal’i tanıdıkça ona hayranlığım artıyor. Onu ve Ziya Paşa’yı rahmetle anıyorum.

Yukarıdaki satırları, Prof. Dr. Halil İnalcık, ATATÜRK ve DEMOKRATİK TÜRKİYE (Kronik Yay.) adlı eserinin 202-204’ncü sayfalarında yazıyor.

x   x   x

ÖNERİ YAZILAR

Anadili Anadolu

2026 Başında Ekonomi ve Yılların Getiremeyeceği

 

x   x   x

TAVSİYE-Video

HÜRRİYET KASİDESİ, Namık KEMAL, Anılsın çektiğim meşakkatler  

Tarih: 10.02.2026 Okunma: 40

YORUMLAR

Yorumunuzu ekleyin.

İsim: *

E-posta Adresiniz: *

* (E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır.)

Yorum: *

Güvenlik Sorusu:
Türkiye'nin başkenti neresidir?

Özgür Deniz

10.02.2026 - 20:41

Ruhları şad, mekanları cennet olsun. Adları daima yaşasın insanlık toprağında ve insanlığın kalbinde. Derin saygılar saygıdeğer paşam saygıdeğer ağabey.