Bu dünyada herkese yer var.


Balıktaki tırnak içindeki sözler, “Adım adım Ekonomi İzmir” toplantısında konuşan, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’a ait… (Ekotürk Tv, Ensonhaber.com ve diğer Tv ve gazeteler)

Biliyorsunuz, Türkiye ekonomisi hakkında iflah olmaz bir iyimserim. Tam dün, Kasım 2018 ayına ait işsizlik rakamları ve 2018 yılına ait sanayii üretimi rakamları moralimi bozacak gibiyken Bakan Bey’in açıklamaları geldi.

Bakan Bey şu açıklamalarla moralimizi bozmamızı önledi:

Türkiye’nin en güçlü geleceğine emin adımlarla yürüyoruz.

Tüm paydaşların söz hakkına sahip olması, müzakere, iş birliği ve ortak akıldan vazgeçilmediğini göstermektedir.

Türkiye dünyanın en hızlı büyüyen ekonomilerinden olmuştur.

Son 6 ayda Türkiye zor bir dönemden geçti. Çok güçlü bir duruş sergiledik. Biz bu dönemi yeniden dengelenme için fırsat olarak gördük.

Finansal saldırılar karşısında ciddi sınav veren Türkiye ekonomisi, 2018 Ağustos ayında yaşadığı süreci de atlatarak dengelenme sürecini başarıyla sürdürmektedir.

Ağustos'tan bu yana kurda yüzde 30'a yakın iyileşme yaşandı. Faizler daha düşecek mi, daha yeni başladı. İyi, çok iyi ama yeterli değil.

İş dünyası için faizlerin daha çok düşmesi lazım. Türkiye ekonomisi her türlü iç ve dış şoka rağmen dayanıklılığını korumaya devam ediyor.

Toparlanma hızlı bir şekilde devam ediyor. Dolarlar 8 TL olacak 10 TL olacak diyenler kara  kara düşünüyor. 6 TL'den alanlar düşünsünler.

Bu yıl kalkınma ve yatırım müthiş bir noktaya gelecek. Exim Bank'ta da çok kısa sürede adım atacağız. Sermaye piyasalarının genişletilmesi, likiditenin gelişmesiyle, kamu bankaları harici sektörümüz daralma yaşadı. Son ihaleler ve iyileşmelerle çok sıkı bir likidite sürecini bankalar başlattı.

KIRILGANLIKLARA İZİN VERMEYECEĞİZ

Ocak’tan daha iyi olacak, marttaki daha iyi olacak. Biraz bekleyelim Türkiye nisanda, ağustosta batar diyenlerin gemiden düşüp boğulacağı bir süreç.

Esnaflarla programdaydık. Sadece 3 ayda esnafımıza tahsis ettiğimiz limit IMF'ten konuşulan paralar kadar. Biz yüzde 4-5'ten likidite verdik.

TÜRKİYE EKONOMİSİ ÇOK GÜÇLÜ MERAK ETMEYİN.

Amerika-Çin arasındaki ticaret uyuşmazlık büyük bir fırsat.

Zor bir yolda piyasa kurallarını ihlal etmeden ilerlemeye devam edeceğiz. Sadece gün kaybederler. Belirsizlik, korku, sen boşver, üretime bak.

Hemen piyasaya, Türkiye hiç bu kadar cazip olmadı.

Koordineli hareket ettik, yeni Cumhurbaşkanlığı sistemi sayesinde güçlü adımlar attık.

10 yıllık devlet tahvilimiz 100 puan aşağı indi. Kağıt almak için yabancı yatırımcı talebi oldu, bir ay bile sürmedi. Türkiye'de dengelenme çok güçlü şekilde ortaya konuluyor. Nisan ayıyla birlikte rahatlamanın güçlü hissedildiği, enflasyonun düşmesi ile, faizlerin de düştüğünü göreceğiz. Çok daha güzel günler Türkiye'yi bekliyor. Türkiye için 2019, 2018'den tecrübe ve derslerin çıkarıldığı tedbirlerin ortaya koyulduğu bir yıl olacak.

SEÇİM SONRASI İÇİN YAPILAN YORUMLAR

Seçimden sonra kötü olacakmış, adam yapsa seçimden önce yapar, kazanmasınlar diye... Algı toparlanmanın geciktirilmeye çalışılması. Faizler, ekonomik gelişmeler her geçen gün daha iyiye gidecek.

Uzun yıllardır beklenen reformlarla özellikle küresel piyasalarda pozitif ayrışma ve güçlenme anlamında değil, küresel rekabette Türkiye'yi bir adım öne taşıyacak.Kalıcı bir vergi mimarisi... Rekabet koşullarını dönüştüren, sadeleşmiş, optimum vergi politikasıyla, halkın refahının güçlendiği bir vergi çalışması...

Sayın Bakan’ın bu açıklama, ve vaatleri iyimserliğimi zirveye taşıdı…

Yukarıdaki sözler, 15 Şubat 2019 günü öğleden sonra söylendi ve yüreklere su serpti, hepimizin iyimserliğini coşturdu.

Aynı günün sabah saatlerinde ise şu önemsiz ekonomik veriler, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanıyordu:

Ekim ayında 11,6 olan işsizlik oranı Kasım 2018’de 12,3’e çıkmış. Bu, geçen yılın aynı dönemine göre, işsizlikte 2 puanlık bir artış demek. Bu aynı zamanda, işsiz sayısının 3 milyon 981 bin olması demek (daha 4 milyon bile değil)

Sanayii üretimi 2018’de, 2017 üretimine göre %9,8 (10 bile değil) azaldı.

Tabii yukarıdaki iki sayfa dolusu güzel ve şahane haberin yanında TÜİK’in rakamları minicik bir nokta gibi kalıyor. Asla moral bozacak, endişeye düşürecek bir anlam kazanamıyor.

Uçuyoruz… Kemerlerinizi bağladınız mı?