İNSANLIĞIN KURTULUŞ MANİFESTOSU...43...

Özgür DENİZ - 25.02.2026

Bir kez söyleyecem, bir daha da söylemeyeceğim. İnsansızlığa karşı hassasiyet diyelim. Ülkeni sevmek ve korumakta diyebiliriz. Herkes aynı değildir, aynı düşünemez, aynı hassasiyeti taşımaz. Normaldir. Geçelim! Büyük mikyasta insanlık adına, küçük mikyasta içinde yaşadığımız toplum adına sonsuz önemli ve hayati bir noktaya değinmek istiyorum ve behemehal gerekenin yapılmasının, istikbal ve istiklal adına elzem olduğunu düşünüyorum. Daha önceki versiyonları için defaatle yazdık, uyardık ve nihayet yok olup gittiler derken, bu defa farklı bir versiyonla toplum huzuruna çıktılar. Hatta çıkalı çok oldu, geciktik bile. Yani kılık yahut maske değiştirdiler gibi bir şey. Bu tür şeylerin zararı bir anda hissedilmez, zaman içinde hissedersiniz ama farkına vardığınız vakit yapacağınız hiçbir şey kalmamıştır artık. Eylemlerin ve söylemlerin tutarlı olması için söylediğim şey gerçekten hayati bir şeydir. Biz naçizane insanlık vazifemizi ifa ediyoruz, münhasıran insanlığın aydınlık, huzurlu, sağlıklı, mutlu yarınları adına. Çünkü bu toplum içinde yaşıyoruz. Hissiyatınız dumura uğradığı, beyniniz fonksiyonlarını yitirdiği için anlamakta zorlanabilirsiniz ama yemin ediyorum toplum adına tahminler ötesi bir felakettir bu rezillikler. Hemde uzun zamandır toplumu derinden derine çökertmektedirler. Ve tüm değerlerim adına yemin ediyorum hiçbiri masum değildir. İspat et derler, delilini göster derler, şunu derler, bunu derler ama ne derlerse desinler, ortaya süren birilerinin olduğu ve muayyen bir maksatla ortaya sürüldükleri mutlak hakikattir. Bu konuda zerre kadar açık vermezler. Siz sadece hissedersiniz, tabi sağlam, duyarlı ve çalışan bir kalbiniz varsa. Bazı şeyler kanıt ister ama bazen kanıt, sezgiler ve hislerdir, yanılmazsınız. Daha detaylı olarak izahat yapmak istiyorum ama… Bazı şeyler için hüccete hacet olmaz, spotane gerçekliktir. Siz istediğiniz kadar değer edebiyatı yapın, onlar eylemleriyle sizin değerlerinizi göz göre göre çöp etmektedirler. Üstelikte bunu yaparken öyle masum pozlar ardında yapmaktadırlar ki, toplum tolere etmekte zerre tereddüt etmemektedir. Olayı algılayamadığı için her şeyi normal görmekte, olması gereken olarak değerlendirmektedir. Cehalete ışık yakılmalıdır ki, görebilsin ya da karanlık aydınlanabilsin. Gelecek karanlıktır maalesef bu gidişatla. Gelelim sadede; şu, dipte kalmış ne kadar pislik varsa tortularını sıyırıp, toplum sofrasına boca edip, toplumu feci şekilde ifsat eden, yozlaştıran ve soysuzlaştıran, adına da gündüz kuşağı programları denilen, toplumun kılcal damarlarına tüm mikropları iyilik gösterisi ardında zerkeden ve her türlü zehirden dahi daha zehirli olan, hatta devletin işlevini bile zımnen muazzam birr ustalıkla anlamsızlaştıran, aileye en büyük ve emsalsiz darbeyi vuran, ahlakı sıfırlamalarına handiyse ramak kalmış olan programları isticalen toplum sofrasından alıp çöpe atmanız iktiza etmektedir. Bu behemehal yapılmalıdır. Bilakis aileyi korumak söylemeleri havada kalmaktadır. Hatta aile kurumunun altına konulmuş bu bombanın patlamasıyla mukaddes kurum türap olup gidecektir. Toplumun ruh haritası tarumar edilmektedir. Bunun bedelini çok ağır şekilde öderiz eğer isticalen gereken tebiri almazsak. İhsas edemiyorsunuz diye hiçbir sorun yok anlamına gelmez. İhsas etmek, aktif bir zekayı gerektirir. Biz insanlık namına güzel şeyler yaparız ama tecziye ediliriz fakat birileri göz göre göre insanlığı zehirler ve taltif edilirler. Bu nasıl bir tezankuzdur anlayan beri gelsin. Tiksindirici ve iğrendirici bir hayat değil mi? Sonra benim karşıma insanım diye geçipte arz-ı endam etmeyin, hangi yüzle edebilirsiniz ki? Açıktan gerekeni yapamasam da içimden emin olun yapıyorum yapmam gereken şeyi yapmam gereken yerinize. Sevgi ve adalet, toplumsal yaraların en iyi ilacıdır unutmayın! Kişisel yaşamayın, bir de  kolektif yaşamayı deneyin. Yani hep kendinizi düşünmeyin, toplumu da düşünün. Bilin ki, kendinizi düşünürseniz toplumu ıskalarsınız ama toplumu düşünürseniz kendinizi de düşünmüş olursunuz. Hangisi ahlaki, hangisi adil, hangisi insanca, hangisi kazandırır? Bazı konularda da aynı minvalde düşünmek ve yapılması gerekeni yapmak elzemdir.

 

Geçelim!

Tarih: 25.02.2026 Okunma: 12

YORUMLAR

Yorumunuzu ekleyin.

İsim: *

E-posta Adresiniz: *

* (E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır.)

Yorum: *

Güvenlik Sorusu:
Türkiye'nin başkenti neresidir?