Biz, kendi olunca olacağını bilmeyen
ancak başkası olunca olacağını düşünen aptallaştırılmış, mankurtlaştırılmış varlıklarız.
Binaenaleyh direnmeyi değil teslim olmayı, düşünmek yerine onaylamayı tercih
etmişiz. Kendimizi küçük görmüşüz de, büyük gördüklerimiz karşısında aşağılık
kompleksine kapılmışız. Oysa başkası olunca olunmaz, ancak kaybolunur ve
kaybolmuşuz. Ne garip değil mi, bir zamanlar herkesin özendiği, varlığından
medet umduğu, her şeyin üreticisi olan varlık, şimdi herkese özeniyor, başkalarından
medet umuyor ve münhasıran tüketiyor. Bir zamanlar herkesin karşısında
küçüldüğü varlık, şimdi bir zamanlar kendisinin karşısında küçülenlerin
karşısında küçülüyor. O bir zamanlarla övünmekten başka hiçbir şey yapmıyor
çünkü. Zira aklı zail olmuş, kalbi ölmüş, vicdanı çürümüş. Mantıklı görünmek isterken,
vicdanının sesini susturmuş. Yani ancak kendi özüyle olabileceğini hala
anlayamamış, başkası olunca olacağını düşünmüş, bu yüzden de bitevi başkalaşmaya
çalışmış, böyle oldukça da mütemadiyen dibe doğru batmış ve nihayetinde kendini
de kaybetmiş varlıklarız. Biz insan olmayı başkalaşmak olarak algılamışız. Oysa
insan olmak bağımsız bir şeydir, başkalaşmak ayrı bir şeydir. Başkası olan
kendi değildir ki insan olabilsin, insanlık başkası olmaya mı bağlı ki, insani
değerler başkasının değerler mi ki de başkalaşınca insanlaşacağımızı
düşünüyoruz? Ayrıca bir de başkalaşmayı münhasıran maddi değişim olarak görmüşüz,
oysa başka olanda kendine mahsus ulvi değerlerde vardı, çalışkanlık diye bir
şey de vardı, ama biz sadece çöpü aldık velakin büyük değerleri görmezlikten
geldik, çalışkanlığı alışkanlık edinmeye çalışmadık. Sokağı yatak bildik,
yatağı ise sokak gibi gördük. Çöpe alışınca bir daha çiçeğe dönemedik. Çöpe alışmış
sineğe çiçeğin güzel olduğunu artık anlat anlatabilirsen. Başkası olmayı marifet
bildik, insanlık sandık, başkalaşmak olarak algıladık. Fakat bu bizi batırdı,
aklımızı zail eyledi, hayatımızı mahveyledi. Çünkü çöpün içinde yaşadıkça
aklımız gitti. Her şeyi araçsallaştırdık ama bu meyanda amaçlarımızı yitirdik. Başkasını
izleye izleye, başkasının sesini duya duya, kendi görüntümüzü unuttuk, kendi
sesimize sağır kaldık. Artık geldiğimiz noktada varolan kendimiz değildik,
kendimizi ele geçirmiş olan başkasıydı varolan, varlığımızda mevcut olan.
İNSANLIĞIN KURTULUŞ MANİFESTOSU...42...
Özgür DENİZ - 24.02.2026
Tarih: 24.02.2026
Okunma: 4
YORUMLAR
Yorumunuzu ekleyin.