İNSANLIĞIN KURTULUŞ MANİFESTOSU...36...

Özgür DENİZ - 22.02.2026

Bizler gerçekten çok utanılası hayatlar yaşıyoruz. Niye mi? Değerleri değersiz görüyoruz da, değersizliği tazim ve tebcil ediyoruz. İnsanlığa zımnen lanet okuyoruz da, insansızlığa hizmet ediyoruz. Hissedip anlamadığımız için hiçbir şeyin farkında değiliz. İyilik yaptık sanıyoruz ama gerçekte kötülük yapıyoruz velakin ne yaptığımızın farkında değiliz. Vallahi de cahiliz, billahi de cahiliz, tallahi de cahiliz hem de en cahillerimiz bildiklerini sananlar, okuduklarını sananlar, her şeye gücü yettiği için saçma sapan işlerle iştigal edenler. Ölücanlardan farkımız yok. Güya yaşıyoruz. Böyleyiz, kimse aksini iddia etmesin, zira her iddia ispatı önkoşul kılar. Biz iddialarımızı ispat edebiliriz ve ediyoruz da zira, çünkü ispat edemeyeceğimiz hiçbir şeyi iddia etmiyoruz. Bugüne kadar iddia ettiğimiz her şeyi, aynı zamanda ispat ederek geldik bugünlere. Misal; yalan mı, toplumu ifsat edenleri sitayişe seza görüp, toplum için iyi şeyler yapmaya çalışanları telin ettiğimiz? Kadın sözde göze hitap ediyor, mebzul miktarda kazanıyor, görkemli bir şekilde ekrana çıkıyor, iyi aile pozu veriyor, güya bir iki olumlu söz ediyor ama arka planda toplumu mahvediyor, çürütüyor, toplumun tefessühüne sebep oluyor, toplumun damarlarına mikrop zerkediyor, suça davetiye çıkarıyor ve biz onu göklere çıkarıyoruz toplum olarak. Üstlikte yaptıklarını nerede yaptığı malum. Bu nasıl bir dilemmadır anlayan beri gelsin. Sözde toplumu seviyoruz ama gerçekte içinde yaşadığımız toplumun ifsat edilmesine yol veriyoruz. Her şeyimiz yalan, her şeyimizle sahteyiz. Biz biz değiliz, biz bizde değiliz, biz bizde olması gereken değiliz, biz bize yabancı olmuşuz, biz bize düşmanlık ediyoruz. Hiçbir şeyin farkında değiliz. Bilinçsiz, şuursuz, hissiz, akılsız, idraksiz bir sürüyüz. Güya iyilik olsun, iyilik yapılsın istiyoruz ama iyilik yapanlardan nefret ediyoruz, onları diskalifiye etmek için her türlü cambazlığı yapıyoruz. Dilimizden sevgi düşmüyor ama sevmeyi bilmiyoruz, lakin sevilmekte istiyoruz. Sevilenleri kıskanıyoruz. Bir insan gerçekten seviliyor mu ve saygı duyuluyor mu ona, işte o vakit içimizde bir yerlerde sakladığımız tüm nefretimiz faş oluveriyor ve sevilenin üzerine boca ediyoruz olanca nefretimizi. Başkaları kötü oldukça iyi olduğunu ve mutlu olacağını sananlarız. Bunu çok iyi bakıp görmeyi becerebilirsek fark ediyoruz, çünkü olabildiğince ince bir detaydır bu, toplumsal psikoloji bağlamında. Oysa sevilen hiçbir kimse bedavaya sevilmez, (((bedavaya derken, kalkıpta bir şeyler verecek gücü olduğundan, koltuk ya da para dağıttığından, dalkavukluk ettiğinden değil))) mutlaka o da seviyordur, saygı duyuyordur da ondan sevgi görüyordur. Çünkü verdiğiniz kadar alırsınız hayattan. Niye böyle oluyor? Çünkü bazıları sevmek istemiyor, saygı duymayı bilmiyor, insan gibi yaşamıyor, zulmediyor, ahlaksızca davranışlar sergiliyor, jurnal yapıyor, sonra da herkes kendisinden nefret ediyor ve böylesi bir şeye katlanamıyor. Ama diğer yandan da hem böyle davransın hem de sevilsin istiyor. Hangi hakla katlanamıyorsa ve hangi hakla böyle bir beklenti içine giriyorsa ya da hangi hakla böylesi bir muameleyi kabul etmiyorsa? Ahmaklıktan öte bir şey bu. Mallık, zır cahillik, körlük, ahmaklık, alıklık ve bönlük. Çünkü yaşattığını yaşar her insan! Fakat sevilen birilerini de gördüğü vakit kıskançlık krizleri geçiriyor, ona elinden gelen kötülüğü yapmaya çalışıyor, toplum içinde karalıyor, nefretleri onun üzerine yönlendirmeye gayret ediyor, elindekini aldırmak için ne gerekiyorsa yapıyor. Hayır, hayat herkes için aynıdır, sevilmek istiyorsun madem, o zaman sen de sevilen gibi yaşa, insan ol, kötülük düşünme ve yapma, kalp kırma, kuyu kazma, zulmetme, jurnalleme, zor mu bunları yapmak, böyle yaşamak? Sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bilecek, öğreneceksin. O zaman hiç yaşama pezevenk. İnsanlık görmek istiyorsan önce sen insan olacaksın, sevilmek istiyorsan sevmesini bileceksin! Toplum olarak maalesef ölmüş, çürümüş ve kokmuşuz ama gerçeği söylemekten ve duymaktan ödümüz patlıyor.

Tarih: 22.02.2026 Okunma: 13

YORUMLAR

Yorumunuzu ekleyin.

İsim: *

E-posta Adresiniz: *

* (E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır.)

Yorum: *

Güvenlik Sorusu:
Türkiye'nin başkenti neresidir?