İNSANLIĞIN KURTULUŞ MANİFESTOSU...40...

Özgür DENİZ - 23.02.2026

Bizler, bazı olguların orijinini bilmeden o olguların mahiyetini, muhtevasını hiçbir zaman bilemeyiz. Bilmediğimiz halleriyle tolere ettiğimiz vakitte, yolumuzu yönümüzü, istikametimizi şaşarız. Öyleyse orijin sonsuz mühimdir. Çünkü kaderimizi etkileyecek kadar ağır bir hükmü vardır. Varlık dünyasında iki yol vardır; biri aydınlığa çıkar, diğeri karanlığa gider ve bahsettiğimiz şey, bizleri iki yoldan birine yönlendirecektir yani mesele hayat memat meselesidir. Gerçi, yaşadığımız hayatta hangi olgunun orijinini biliyoruz ki de, bildiğimize göre bir hayat yolu belirliyoruz değil mi? Bilmediğimiz şeyler için, bazen bildiğimiz şeylerden vazgeçeriz yani aptal oluruz. Yahut doğru olan yönü bir türlü tolere edemeyiz yanlış bildiklerimizden dolayı. Gösterilen doğruya kafamız biraz basar gibi olur ama hemen farklı boyuttan bakarız ve vazgeçeriz doğrunun doğru olduğunu tolere etmekten ve yanlışımızda çakılıp kalırız. Yani tercihimiz, talihsizliğimiz olur bazen ama bilmeyiz. Bilmediğimiz şeylerin körü körüne apolojisini yaparız. Hatta öyle zaman olur ki bir ömrü bu yolda heba ederiz. Üstünkörü öğrendiğimiz birkaç klişe laf vardır, onlarla kendimizi haklı çıkarmaya çalışırız ahmakça. Ama bilen karşısında da komik duruma düşmekten kurtulamayız. Görmediğimiz dünyada acınası bir duruma düşeriz ama fark etmeyiz. Binaenaleyh, olguların orijinini behemehâl bilmek zorundayız. Çendan bu hayatı gerçekten yaşamış olmak istiyorsak. Hani, sorgulanmayan hayat yaşanmış sayılmaz denir ya o yüzden. Netameli bir alan mıdır? Kesinlikle evet. Ama bilmek zorunda mıyız? Kesinlikle evet. Tabi bu bir tercihtir, bilmeden de yaşayabilirsin, yaşamak için bilmekte isteyebilirsin. Yani hür iradenle tercih yaparsın, yaptığın tercihlerle kaderini çizersin. Bilakis, insanca yaşamamız kabil olmaz, muhal olur. Mesela; bir kapitalist, parasının gücüyle suç üretse, suçlu yaratsa, sonra da sana suçla ve suçluyla mücadele veriyormuş görüntüsü oluşturarak senin üzerinde egemenlik iddia etse ve bu egemenlikle senin hayatını senden alsa bu nasıl bir şey olurdu? Sorusu olmayanlar, ölülerdir! Doğmak, sormak demektir. Sorun yoksa boşuna yaşama, zaten boşuna yaşıyorsundur, boşuna yaşadığını boşuna yaşamana gerek var mı?

Tarih: 23.02.2026 Okunma: 10

YORUMLAR

Yorumunuzu ekleyin.

İsim: *

E-posta Adresiniz: *

* (E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır.)

Yorum: *

Güvenlik Sorusu:
Türkiye'nin başkenti neresidir?