İNSANLIĞIN KURTULUŞ MANİFESTOSU...32...

Özgür DENİZ - 21.02.2026

Zerre tutarlılığımız yok. Dün yaptığımıza karşı, bugün tam zıttını yapıyoruz. Dün övdüğümüze, bugün lanet okuyoruz. Dün alkışladığımızı, bugün yuhalıyoruz. Hayatımız yalan olmuş. Fasılasız yalan söylüyoruz. Yalan varsa her şey yalandır ve yalan maalesef. Yalan ulan yalan. Gözünün gördüğü yalan, kulağının duyduyu yalan, kafanın algıladığı yalan, kalbinin duyumsadığı yalan. Ki, gerçi bunlar var mı? Sadece fark ve idrak edecek zekadan yoksunsun. Yalan söylemiyorsanız aptalsınız, suçlusunuz. Doğru olduğunuz zaman herkes sizden nefret ediyor. Cehaletten, başka ne beklenebilirdi ki zaten? Tiksinç ve iğrenç cehalet. Öyle bir cehaletle karşı karşıyayız ki, cehennem ateşi gibi yakıp kavuruyor tüm hayatı. Cehalet, adeta yürüyen insan olmuş. Dünyaya ulaşmanın yegane yolu yalan olmuş. Yemin ediyorum her salisemiz yalan. Sözlerimiz yalan, hareketlerimiz yalan, düşüncelerimiz yalan, duygularımız yalan. Sanatımız yalan, politikamız yalan, adaletimiz yalan, maneviyatımız yalan, maddiyatımız yalan, devlet bile yalan sanki be, her şeyimiz yalan ve biz yalanın adıyız artık. Yalancıyız, riyakarız, sahtekarız, düzenbazız. Yalan olmamak için kaçıyorsunuz dünyadan ve içindekilerden. Doğruyu sevmiyoruz, ille eğriltmeye çalışıyoruz. Çünkü ancak eğrildiği vakit bizi kabul edeceğini düşünüyoruz. Ulan dünya bi garip, insan denilen bi garip, hayat bi garip, şeyler bi garip. Bu gariplikler içinde garip bir yaşam. Anlayan beri gelsin. Nasıl bir kaos lan bu? Mesela; devletin dün yaptığında yanlış olan şey bugün doğru olabiliyor ve emin olun ki bugün yanlış olarak tavsif edilen şey yarın doğru kabul edilecek. Peki arada ziyan olan nedir? Hayatlarımızdır, umutlarımızdır, düşlerimizdir, yarınlarımızdır. İşte burası çok ince ve derin bir detaydır ve kapitalizm tam da böylesi bir çelişki yaratarak varlığını idame ettirmektedir. Zaten kapitalizm çelişkilerden beslenerek var olmaktadır. Kapitalizm yalanın babasıdır, anasıdır, çocuğudur, her şeyidir. Bizde bunu güncelleştirerek veremiyoruz, zira ihaneti müşahhaslaştırmak netamelidir. Peki, burada insanların menfaati nedir? Bunu sormak hakkım değil midir? Devlet benim de devletim değil midir? Hayır, egemenlerin menfaatinedir tüm bunlar. Zaten devlet dediğimiz aygıtta her devirde birkaç egemenin elinde istediği gibi kullandığı bir kılıç değil midir? Kanunların birileri için örümcek ağı, birileri için demirden dağ olması bunun en keskin hücceti değil midir? Mesela; sokaklarda istediğim gibi hareket etsem ve canlara kastetsem ne olur, kallavi bir komprador pezevenk ya da onun aşağılık veledi kastetse ne olur? Ki, zaten malumdur ve ilama lüzum yoktur. Bunlara takılmayalım mı? Neye takılalım o vakit? Yalanlarla avunalım mı? Zaten bizde egemenler için var değil miyiz yoksa varlığımızın kıymet-i harbiyesi olur muydu? Kimiz ki biz? Biz figüranız bebeğim! Vatandaş olduğumuz söylenir ama yürekten söylenmez bu. Ah bi yüzlerine tükürebilsem o vatandaş diye yanıma gelenlerin. Söyleyen de inanmaz buna. Bizler zincirli köleleriz. Devletin asli sahibisiniz denir ama şeksiz şüphesiz, sorgusuz sualsiz emre itaat ettiğimiz müddetçe caridir bu. Ama gerçekte devlet bizim tanrımızdır ve kimse de hayır demez, diyemez buna. Sadece köleliğe geçiş yaptığında isyan bayrağı açılır, ama efendi koltuğuna oturunca yeniden tanrıcılık oyunu başlar. Tabi bu da efendiler arasında oynanır. Biz insanların esamimiz bile okunmaz. Çünkü biz kadim köleleriz. Bu dünya hissedenlerin, düşünenlerin, soranların ve sorgulayanların cehennemidir maalesef. Hissedebilirseniz anlaybilirsiniz! Var mı hissedecek yüreğiniz ve anlayacak beyniniz? Yok, vallahi yok ve bu yüzden ne hissedebilirsiniz ne de anlayabilirsiniz. Şimdi duygusallık zamanı değil ve maalesef söylediklerimiz hakikattir. Olmayan bir şeyi varmış gibi iddia edemeyiz. Tevazu yapacakta değiliz, zira görünen resim aşikardır, inkarı imkansızdır. Bu dünyada şeksiz şüphesiz, önkoşulsuz, sorgusuz sualsiz itaat edeceksin ve rahat edeceksin, bilakis rahat yüzü göremezsin ama bunu dile getirdin mi hain olursun. Hem de nerede hain olursun biliyor musun? Gerçekten hain olanların yanında ve onların sözüyle hain olursun. Oysa ne devlet tanrımdır benim ne de bir efendim vardır. Her şeyin bir maliki vardır. Yazıklar olsun biz insanlara!

Tarih: 21.02.2026 Okunma: 4

YORUMLAR

Yorumunuzu ekleyin.

İsim: *

E-posta Adresiniz: *

* (E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır.)

Yorum: *

Güvenlik Sorusu:
Türkiye'nin başkenti neresidir?