İNSANLIĞIN KURTULUŞ MANİFESTOSU...30...

Özgür DENİZ - 20.02.2026

Ey insançocukları! Biz gördüğümüze ve söylenene inandığımız için hep çığlık çığlığa yaşıyoruz. Haddizatında bir çığlığımız bile yok, (((öyle ya, yüreği ve beyni olanın çığlığı olur))) handiyse yaşamayı bile umursamıyoruz. Vallahi umursamıyoruz. Yaşıyoruz ya diyoruz, nasıl yaşarsak yaşayalım diyoruz. İster insan gibi, ister it gibi ne fark eder diye düşünüyoruz. Kelli felli olunca, giydirilmiş odun kütüklerine dönünce, cebimiz de üç beş kuruş görünce, sağlam bir tenekeye de binince, beton duvarların içine girince insan gibi yaşadığımızı sanıyoruz. Bu kadarız yani, işte bu kadar, ötesi yok. Oysa bu şeylerin ardında insanlığımızı bırakıyoruz da farkında değiliz. Bilmiyoruz, bilmediğimizi de bilmiyoruz ya da bildiğimiz bir şeyler varsa bile o bildiklerimizi de anlamıyoruz. Zaten anlamaktan ziyade inanmayı tercih ediyoruz. Hissiyatımız ölmüşte, gömülmediği için çürümüş kokuyor. Niye gördüğümüze ve söylenene inanıyoruz? Çünkü görünenin ve söylenenin arkasını görmeye ve bilmeye gücümüz yokta ondan, yahut niyetimiz veyahut zekamız. Mış gibi yapıyoruz ve yaşıyoruz. Biz iyi bir hayat istiyoruz ama bunu birileri getirip bize sunsun diye bekliyoruz. Biz güzel bir dünya istiyoruz ama birileri kursun ve bizi davet etsin diye bekliyoruz. Biz onurlu bir yaşam istiyoruz ama birileri savaşıp kazansın ve bizim de onurumuz olsun istiyoruz. Filhakika hiçbir şey istemiyoruz, istiyormuşuz gibi yapıyoruz yani düzenbaz, sahtekar ve riyakarız. Çünkü biz aslak gibi yaşamaya alışmışız. Biz çok kötü bir alışkanlık edinmişiz. İnsanlık toprağında kimsenin gerçekle de ilgisi yok, kimsenin gerçekten inandığı bir ideolojisi de yok. Bilgi yok ki fikir olsun. Zaten bilgisiz fikirliler değil miyiz ve bundan da gayet memnunuz? Hatta bir dini de yok insanlığın. Yok, vallahi de yok, billahi de yok, tallahi de yok. Noldu? Hain mi oldum? Malız mal, süzme mal, tam mal, ham mal. Gerçeği haykırınca hain oluyorsun. Ne güzel dünya lan. Herkesin tek bir ideolojisi ve dini var; para. Para her şeyi yapar diyen ve para için yapmayacağı hiçbir şey olmayan bir insanlık içindeyiz. Herkesin tek bir hedefi var; paraya giden yolu keşfedip behemehal paraya ulaşmak ve dünya da devran sürmek. Herkesin bir yolu var; behemehâl, haram helal demeden o hedefe götüren yol. Bu yüzden karşınızda gördüğünüzü sandığınız ve konuştuğunu düşündüğünüz hiçbir kimseye inanmayın, onların ne kendileri ne de sözleri gerçektir. Her şeyleriyle yalandırlar. Şerleriyle vardırlar. Onlardan hiçbir gerçek ve sahici söz ya da eylem beklemeyin. Onlar sizleri hiçbir zaman düşünmediler, badema da düşünmeyecekler. Sizler, onlara kazandırdığınız kadar varsınız ve değerlisiniz, bilakis çöpten farkınız yoktur. Hadi denemesi bedava, sıkıysa insan gibi yalanları ifşa edip gerçeği haykırın da görelim, her şeyin yalan olduğu insanlık toprağında. Hadi buyurun yapın da it gibi değil insan gibi yaşadığınızı düşünelim. İki dakika da harcanırsınız ve çöp kovasına atılıverilirsiniz bir paçavra gibi. Onların hakikatle de, büyük bir hedefle de, size dönük sahici eylemle de, onurlu bir inanışla da zere miskal bağları yoktur. Sanki bağları varmış gibi algılamanızı ve anlamanızı sağlarlar ve siz de varmış gibi davranırsınız ya da gerçeği görür ona göre kendinizi konumlarsınız. Size bir şey söyleyeyim mi; emin olun şu an yüreğimin dibinde ki kendimce tespit ettiğim gerçekleri haykırsam, münhasıran tek taraftan değil her taraftan kurşun yağmurlarına tutulurum. İlginç de mi? Çünkü insanlık toprağında herkes gerçeğin düşmanıdır ve gerçeğin söylenmesini, bilinmesini kimse istemez. Ama lafa gelince herkes gerçeğin peşindedir. Adi ve aşağılık yaratıklarız. Herkes kendisinin işine yarayacak şeylerin söylenmesini ve bilinmesini isterler. Herkes tam da burada müttefiktirler, amansız muhaliflermiş gibi görüntü vermelerine rağmen. Dünya, yalancıların ve namussuzların cennetidir maalesef! Ama biz seyirci kalıp müsaade ettiğimiz için böyledir bu. Hani galiba Einstein dı değil mi? Ne diyordu? ‘’Dünya kötüler var olduğu için kötü değildir, iyiler kötülerin kötülüklerini sadece izlemekle kaldıkları ve hiçbir şey yapmadıkları için kötüdür.’’ İşte gerçek budur. Biz münhasıran seyirci kalmakla iktifa ediyoruz, elimizden daha fazlasının gelebileceğini bildiğimiz halde. Birisi kötüyse, etrafa kötülük saçıyorsa, bizde onu bir paçavra gibi çöp kovasına fırlatıp atalım ve yenisine bakalım diyemiyoruz. Bir kez deyiversek, belki de kimse bir daha kötü olmaya ve kötülük saçmaya cüret edemeyecek. Kötü olanı ve kötülük yapanı yok edelim, başkası var olsun, o da kötü olur kötülük yaparsa bu sefer onu yok edelim ve bir başkası var olsun deyiversek bir kez, ahhh deyiversek, belki de her şey yoluna girecek. Ama yok yapamıyoruz, mal gibiyiz, sürü olmayı seviyoruz. İnsan gibi yaşamayı istemiyoruz. Gerçekten istemiyoruz ama. Mış gibi yapıyoruz. Henüz çocukluk evresini ikmal etmiş değiliz. Belki büyüdüğümüzde biz değişiriz, biz değişirsek her şey değişir. Kim bilir…


Tarih: 20.02.2026 Okunma: 9

YORUMLAR

Yorumunuzu ekleyin.

İsim: *

E-posta Adresiniz: *

* (E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır.)

Yorum: *

Güvenlik Sorusu:
Türkiye'nin başkenti neresidir?