Bu dünyada fikri ne olursa olsun, bir
iyiler ve yaptıkları iyilikler vardır, bir de kötüler ve yaptıkları kötülükler.
Fakat biz iyilik nedir, kötülük nedir, iyi kimdir, kötü kimdir, en dip
derinliklerine kadar, tüm teferruatlarıyla sarih ve beliğ olarak izah
etmeyeceğiz. Biz, dar, kalıpsal, klişe ve sığ yaşamaya meftunuz, ötesi bizi
aşar, huzursuz ve rahatsız eder. Bu yüzden de alıştığımız gibi yaşamaya
çalışırız, öyle de yaşıyoruz zira, dolayısıyla ötesi bizi fazla ırgalamaz, ta
ki aleyhimize bile olsa. Ki, zaten aleyhimizedir ama kimin umrundadır hatta kim
bunun fevkindedir? Yani ırgalmadığını söylerken bile, biliyoruz da umursamıyoruz,
ırglamıyor değildir, cehaletin karanlığında yaşadığımız için umursamayız, bizi
ırgalamaz. Gerçekten insanlık trajikomik bir hal içindedir. Zaten bu yüzden bir
türlü düze çıkamamakta ve kurtuluşuna giden yola girememekte değil midir? İnsanlık
bu olguları münhasıran kalıpsal olarak algılar ve anlar ama hiçbir zaman bu
olguları teşrih masasına yatırıpta dip derinliğine değin tetkik ve tahlil
etmez. Binaenaleyh, dediğimiz gibi bu olguları en dip derinliklerine kadar sarih
ve beliğ olarak izah etmeyeceğiz değil edemeyeceğiz. İyi ile kötüyü, İyilikle kötülüğü
böylesi bir şekilde izah etmek çok netamelidir. Tıpkı ihanetle sadakati, hainle
sadığı anlatmak gibidir. Çünkü biz en dipte gömülü gerçeğe ulaşmaya başladık mı
tüm bilinenler çöp olur. İnsanlık maalesef klişelerle ve kalıplarla oyalanır
mütemadiyen, bu yüzden madalyonun sadece tek yüzü görünür her daim ve buna
alışılmıştır. Belki öbür yüzde görünüyormuş gibi oluyordur ama algılamakta
zorlanılıyordur. Ki böyle oluyordur değil, hazindir ki böyledir. Binaenaleyh,
insanlık baktığını görür, gördüğüne göre hareket eder. Derine inmeye, derin
bakmaya, derini görmeye alışmamıştır. Bu durum da egemenlerin lehinedir. Ki, insanlığa
egemen olanlar da kahir ekseriyetle böyledirler, ki kendileri gibi insanlar
isterler karşılarında. Bunlar garip şeyler! İnsanlık kahir ekseriyetle
haddinden fazla sığdır maalesef ve bu çok büyük bir felakettir, ki, bunun kötü neticelerini
de daima yaşamıştır, böyle olduğu müddetçe badema da yaşayacaktır. Söylediğiniz
zaman şaşılır. Fakat naparsan yap alışılmıştır şeylere düz bakılmaya, şeyler düz
görülmeye ve düz değerlendirilmeye. Zira biz klişe bir şekilde izahat yapmayız,
naçizane bir olguyu ele aldığımız vakit onu delik deşik etmeye gayret ederiz. Herkesin
düz baktığı bir dünyada biz biraz ters bakarız bu olgulara hatta tüm olgulara. Kötü
gerçekte şunu yapandır, hain gerçekte bunu yapandır dedik mi iş farklı
boyutlara gider. Basit bir örnek verelim; biz münhasıran askeri bilgileri
düşmana verene kötü ve hain deriz. Evet bu da kötülük ve hainliktir ama bu
kadar kalıpsal bakmak bizi yanıltır. Biz hülasa olarak ancak şunu ifade edebiliriz; iyiye ve
iyiliğe müzahir olmayan kötüdür, haindir. Geçelim! İyiler aynı
fikirdendir, kötülerde aynı fikirdendir diye bi şey kabil-i mümkün değildir.
Her fikrin içinde iyi de vardır, kötü de vardır, çok iyi de vardır, çok kötü de
vardır. İyilere müzahir olmadığınız vakit, kötülere müzahir olmuş sayılırsınız
ve kötülüklerden de mesul olursunuz. Eğer iyiliğe ve iyilere müzahir
olmuyorsanız, kötülükten ve kötülerden şikayete hakkınız olmaz, çünkü böylesi
bir şey riyakarlık, sahtekarlık, karaktersizlik olur. Her ağızdan bir laf
fışkırır biteviye, şahit oluruz hepimiz ve şahit olmuşuzdur ömür boyu; kötüler
nasıl bu kadar egemen olabiliyor, her yerden kötülük fışkırıyor, bu nasıl
oluyor? Şimdi böyle bir şey söyleniyorsa, kötülere müzahir olmadan böyle bir
şeyin oluyor olması lazım değil mi? Ama gerçek böyle mi? Siz kalkıpta iyiliği
örterseniz, iyileri ötelerseniz ve kötülüğü teşvik eder, kötülere yol
verirseniz bundan doğal bir sonuç ne olabilir de mi? Aptal gibi şaşkınlaşıyoruz
bir de. İşte bu kadar kör kütük cahiliz. Üstümüze tükürüyoruz ve ciddi ciddi
soruyoruz; benim üstüme kim tükürdü diye. Böyleyiz ya, yemin ederim böyleyiz. Trajikomik
değil mi?
İNSANLIĞIN KURTULUŞ MANİFESTOSU...44...
Özgür DENİZ - 27.02.2026
Tarih: 27.02.2026
Okunma: 9
YORUMLAR
Yorumunuzu ekleyin.