Öyle bir insan arıyorum ki; bulduğumda aradığım insan işte bu diyebileyim. Hisler yanılmaz, hissedebileyim, aradığım insanın bulduğum insan olduğunu. Hayır, ütopik bir insandan söz etmiyorum, mümkün bir insandır aradığım. Zaten her şeye utopik diye diye, insanlığı, göremeyeceğimiz kadar ardımızda bıraktık. Önümüzü gördüğümüzde ise, gözlerimizin ışığı kaybolmuştu. Haddizatında böylesi bir şeyi bile isteye yapıyoruz, normal şartlarda, olması gereken insanı, sanki öyle bir insanın olması kabil değilmiş gibi gösteriyoruz ki, olduğumuz şekilde tolere edilmek isteniyoruz. Zira olması gereken insan, bu dünyada işlenen tüm pislikleri, cinayetleri kusacağı için, olan insanda zaten öylesi bir dünyada böylesi bir insan olduğu için, gerçek insanı ütopik olarak görüyoruz ki, kimse bizden öyle bir insan olmamızı beklemesin ve bizi olduğumuz gibi tolere etsin. Binaenaleyh, diledğimiz gibi her türlü pisliği yapabiilelim, her türlü cinayeti işleyebilelim ve nihayetinde insanız işte be kardeşim diyebilelim ve normal görülebilelim. Aşağılık insançocuğu, nasıl da her şeye alışıyor. Evet, belki hayat öyle bir insan için fazla kötüdür ama o insanı barındırmayacak kadar da zalim değildir, diyoruz da... Filhakika zalimmişte, sanki biz farkedemeyecek kadar cahilmişiz gibi geliyor bazen. Hatta öyle gelmiyor, tam da öyle sanki. Hiç olmazsa böylesi bir hayatta tutunmayı becerebilmiş öylesi bir insan vardır diye umut etmek kalıyor geriye bize. Nasıl tutunabilecekse!?! İnsan olmaklığına sığınmadan ve kötülüğü normal görmeden insan olarak varolmayı başarabilmiş bir insan arıyorum. Münhasıran, suçluların yüzüne suçlarını vurduğu için kötü olan bir insan arıyorum. Benlik, senlik uğruna değil herkes adına yaşayan ve savaşan bir insandır aradığım. Oysa bugünkü insanlık dünaysında, herkes bir diğerinin yok olması ile mutluluk geleceğine inanıyor. Velakin bilmiyor ki, herkes için savaşmayan, kendisi içinde savaşamaz. Zaten kimsenin ne kendisi ne de başkası için savaşmaya mecali var, işin özünde. Yine de arıyoruz işte bir insan! El uzatmayacağı harama el uzatıp sonra da insan olmaklığına sığınmayan bir insandır aradığım. Zaten her türlü pisliği yaparız ve nedense, insan olduğumuz, aklımıza, her türlü pisliği yaptıktan sonra gelir. Her kötülüğü yapıp, insanız işte be kardeşim demeyecek bir insan arıyorum. Yani zaten öleceği ve öleceğini bildiği bir hayatta ölümüne var olmaya çalışan bir insan. Varolmak savaşından hiç vazgeçmeyen insandır aradığım. Ölmeden ölen ama ölü gibi de yaşamayan bir insan. Yaşadığı hayatı mütemadiyen sogulayarak yaşayan bir insan arıyorum. Yaşamak için değil yaşatmak için savaşan, herkes yaşıyorsa yaşamaktan zevk alırım ancak diyebilecek ulvi bir gönüle sahip olan bir insandır aradığım. Ama biz, yaşamak için öldürmekten tarafız maalesef. Zalimle, zulümle, hainle, sömürgenle savaşmaktan korkmayan ve mazlumlar uğruna savaşmaktan haz alan bir insan. Ama biz mazlumların karşısında zalimlerin yanında insanlar görüyoruz daima. Çünkü kallavi yal orada, iyi biliyoruz. İsyan etmeyi ve başkaldırmayı, insanlık onuruna ters görmeyen ve bunu hak bilerek yapabilen bir insandır aradığım. Yoksulu doyurmayı değil yoksulluğu yok etmeyi düşleyebilecek bir insan. Oysa biz, ne kadar yoksullaştırılırsa insanlar, o kadar köle olurlar diye biteviye yoksulluğu besliyoruz. Tek başına mutlu olmaktan ve tek başına tok yaşamaktan utanan ve bu yüzden kızaracak bir yüze sahip olan bir insan arıyorum. Şimdi dünyada yüzü olan var mıdır ki de kızarsın. Çıkarları uğruna dostunu harcamayan, müfterilikle level atlamayı düşlemeyen, masumları masumluklarını fırsat bilerek düşürmeye yeltenmeyen, düşlerinde bile kirlenmeyen, kirlendiğinde bahanelere sığınmadan gerçeği kendi suratına çarpan ve aynaya baktığında orada gördüğü yüze tükürebilmekten imtina etmeyen bir insandır aradığım. Ama biz ayaklar altında paspas olan yüzü öpmeye teşneyiz. Partisi, cemaati, cemiyeti, milliyeti, dini, ideolojisi uğruna kötülüğü masumlaşturmayan ve kötülük yapmaktan, ateşten ve yılandan korkar gibi korkan bir insandır aradığım. Hiçbir şartta ve koşulda herhangi bir güce sığınıp istediğini yapabileceğine inanmayan, yapabileceğini bilse bile yapmayı reddeden bir insandır aradığım. Bu kadar yüksek bir karaktere malik ulvi biir şahsiyet nerededir acaba? Devlet denilen mekanizmaya egemen olduğunda, o mekanizmanın gücüne sığınıp, herkese ait olan şeylere umarsızca ve hesapsızca el koyacak kadar alçalmayan bir insandır aradığım. Yüksek bir insan bulmak kabil-i mümkün müdür acaba? Böylesi bir güce malik olduğu için her şeyden haberdar olan ve haberdar olduğu içinde ilk evvelde el koyma ayrıcalığına sahip bulunan ve zerre utanma duygusu taşımadan gidip o şeye el koyabilen ve el koyduğu herkesin hakkıyla zenginleşebilmeyi kendine yedirebilen bir insan değildir aradığım, bilakis bunun tam tersini yapabilecek onura sahip olabilendir aradığım insan. Haksız ve hukuksuz yoldan zenginleşebilme imkanı varken, bu imkanla zenginleşmeyi reddedip yoksul kalmayı tercih edebilendir aradığım insan. Tek bir insan var mıdır böylesi mümeyyiz bir vasfa malik olan? Tersini yapanı da lanetleyebilecek kadar cesur olabilendir aradığım insan. Sahip olduğu herhangi bir şeyin gücüyle kendini bir şey sanıp kibir çukuruna düşmeyecek kadar onurlu bir insan arıyorum. Bir dine sahipse bile, o dine mesafeli duranı müsamaha ile karşılayabilecek ve ona karşı adaletten sapmayacak bir insan. Yüreği yetiyorsa, inandığı dine insanları çağırabilmeye yüzü olan bir insandır aradığım. Gerçek gücün söylemlerde değil, eylemlerde olduğuna tüm yüreğiyle inanmış ve buna adanmış bir insan arıyorum. Yaşamadığı dine çağırdığı insanlar çağrısına icabet etmediğinde onlardan önce kendini suçlayabilecek kadar şerefli bir insan arıyorum. Çünkü hayat söylem değil eylemdir ve değerli olan eylemi olandır. Dünya malına tamah etmeyen, bu sebeplede vicdanını örtüp dilediği kötülüğü yapmaktan uzak duran bir insan. Yeryüzü adeta kötülük cehennemi ne acı ki. Kötülüğü yapan, kendisiyle aynı duygu ve düşünce ikliminde yaşasa bile onu onaylamayacak, bilakis yapmayacaktın diyebilecek ve tecziye etmekten imtina etmeyecek bir insan. Böylesi kopkoyu cehaletin karanlığında yaşayan bir insanlık aleminde var mıdır, bulunur mu aranan kan acaba? Dinini, kimliğini, fikrini, cemaatini, ideolojisini ve bilumum ortak olguları, insanları aldatmak için kullanmaktan haya eden insandır aradığım. Haya sahibi tek bir insan var mıdır acaba, kire bulanmış bu dünyada? Dünya ve içindekiler umurunda bile olmayan bir insandır aradığım. Hiçbir zaman kalıba değil, her zaman öze odaklanan insanı arıyorum. Suçsuz bir insanı suçlarken yüzü kızaran ya da kızarabilecek bir yüze sahip olan bir insandır aradığım. Başkalarına ait olan şeye el koymayı zül addedebilen bir insan. Tek başına kaldığında işte hakikat budur dediği gibi, insanlık içindeyken de o hakikati haykırabilen bir insan. Kaybedeceklerini gözünün önüne getirip söylemesi gereken şeyleri kaybetme pahasına söylemekten geri durmayan insan. Şöyle olur mu, böyle olur mu diye düşünmeden, ne olacağını umursamadan kötülüğü ve kötüyü terk edebilecek bir insan arıyorum. Gerçekler gizlenirken ve gizlenen gerçekler yüzünden insanlar harcanırken öylece susup oturmayan bir insan arıyorum. Yarınlarda, dünkü suskunluklarından utanmayacak bir insandr aradğım. Zira biliriz ki, gün gelir sessizlik ihanet telakki edilir ve hatırlanacak yegane şey; dünkü suskunluklar olur. Kötü benden diye gönlüne sokup, iyi kendinden değil diye gönlünden çıkaran bir insan değildir aradığım. Herkesi hakikat ve insanlık terazisiyle tartan bir insandır aradığım. İşte böylesi bir dünyada öylesi bir insan arıyorum. Şerefini düşürmemiş, şerefsizlik çukuruna gömülmemiş, insan doğmuş, insan yaşamış, insan ölebilecek bir insan.
BİR İNSAN ARIYORUM...
Özgür DENİZ - 08.01.2026
Tarih: 08.01.2026
Okunma: 32
YORUMLAR
Yorumunuzu ekleyin.
İ.Hakkı Cengiz
08.01.2026 - 09:58
Böyle bir insan tanımıyorum. Belki vardır. Aramaya devam. Selâmlar kardeşim.
Özgür Deniz
08.01.2026 - 18:12
Maalesef öyle saygıdeğer paşam saygıdeğer ağabey. Derin saygılar.