YOKSULLUK KADER DEĞİLDİR, KADER OLAMAZ...

Özgür DENİZ - 07.01.2026

Başlamadan bir soru sormak istiyorum. Bilindik gelebilir, kadim bir soru denilebilir, bu da soru mu şimdi gibi söylenebilir, binaenaleyh kuru lakırdı olarak görülebilir, tabi bu durum, bunları söyleyebilecek olanın, söylediklerinin, bilinç düzeyiyle mütenasip olması icap eder, bilakis olguyu ve olayı anlamayanın soruya karşı böylesi mukabelede bulunması, bumerang gibi kendini vurur, cehaletinin bizatihi kendi tarafından faş edilmesi olur. Yine de sormak istiyorum: MÜLK KİMİN? Şerefli bir soru, şerefli bir cevabı iktiza eder. Şerefsizlikle ve şerefsizle de işimiz olmaz. Cahillerle hiç işimiz olmaz. Bizim işimiz; bilen, hisseden, anlayan kafalarladır. Birgün mutlaka bu mevzuyu tüm boyutlarıyla sarahaten tetkik ve tahlil edeceğiz. Belki ettik kendi dünyamızda ama toplumsal düzlemde de gerekeni yapacağız. Çünkü bu soru kadim bir soru ve sorundur insanlık için ve izahı kolay değildir, izah edilse anlaşılması kolay değildir. Elbette bu olgu üzerine mülahazalarımızı serdettik ama sarahaten gerekeni yapmadık. Yapacağız mutlaka! Geçelim!

 

 

’’Suçumuz, suçluların yüzlerine suçlarını vurmaktır.’’ İsmet Özel

 

 

‘’İnsanlığın inandığı Allah’ı bilmem ama bendenizin inandığım Allah, birgün tüm insanlığa paranın yenmeyecek bir şey olduğunu öğretecek.’’ Özgür Deniz

 

 

‘’Sonradan, ilahi adalet diye, adaleti göklere çıkardılar ki, yeryüzünde ondan söz edilmesin.’’ Ali Şeriati

 

 

‘’Göğün altında niçin yoksulluk var? Rabbe ait olana; -bizim- dediğimiz için.’’ Muhammed İkbal

 

 

‘’Hissetmediğin bir şeyi anlayamazsın.’’ Shakespeare

 

 

Yeryüzü toprakları, gerçekten, feci şekilde yoksulluk kokuyor, her köşesinden sefalet akıyor. Çok acı ve hazin bir yoksulluk. Dünya dediğimiz devasa yeryüzünde, bir uçtan bir uca yoksulluk kol geziyor ve bunu her an hissediyorsunuz. Tabi bu meyanda, his, münhasıran, insan olanların malik olabildiği bir şeydir. Çünkü zalimler da, hainler de, namussuzlar da, pezevenk kompradorlar da, ahlaksız politikacılar da, hakikati tahrif eden şarlatanlarda his bulunmaz. İnsanlığın en az yüzde doksan beşinin yoksulluğun pençesinde yaşadığı dünyalılarız. İnsanlık bunu hak etmiyor, çünkü hak ettiği bir şey olmadığı gibi, hak etmesine tek bir neden de bulunamaz. Ha, kendi cehaletinden ve korkaklığından dolayı hak ediyor olabilir ancak. Azim ve şedit bir adaletsizliğin ve lanet olasıca aşağılık sömürünün intaç ettiği bir netayiçtir bu. Ve yoksulluğun kokusunu hiçbir çiçeğin kokusu bastıramıyor maateessüf; üzerini de, kutsallaştırarak varlıkları sayesinde hayatları çalıp rızkları gasp ettiğimiz hiçbir olgu örtemiyor. Olguları ne kadar kutsallaştırırsak, insan hayatını da o kadar ucuzlatıyoruz. Çünkü hayatları, kutsallaştırdığımız olgular uğruna harcanacak basit bir şey gibi görüyoruz. İnsan varsa olgular vardır, olgular insanla anlamlıdır. Bunu biliyorlar ama kahpece istimal ediyorlar. Asıl kutsal olan, bizatihi hayatın kendisidir ve olgular, hayatları hayatlandırmak için birer vasıtadırlar. Peyderpey azaldığını düşündüğümüz, bitevi etkisinin azaldığını hissettiğimiz, yok olmasından dolayı mütemadiyen acı çektiğimiz ne kadar değer varsa hepsinin arka planında yoksulluk vardır. Yoksulluk, değerleri bir bir öğüten zalim bir değirmen gibidir. Yoksulluk, her türlü suiistimale açıktır ve suçların başat sebebidir. Yoksulluk insanlığın kökünü kurutucu, ahlakını gasp edici bir olgudur. Zalimleri de güçlendiren ve güldüren bir olgudur. Nice insanlar vardır çok çalışırlar ama az kazanırlar, nice insanlar vardır az çalışıp hatta hiç çalışmadan çok kazanırlar. Zaten onlara insan nazarıyla da bakamayız. Onlar başkalarının kanlarıyla, terleriyle, emekleriyle varolan tufeylilerdir. Birileri sürekli tokken, birileri hiçbir zaman yeterince doyamazlar hatta hep aç yaşarlar. Her toprakta ki küçücük bir azınlığın o toprakta ki büyük çoğunluğun hakkına çöküp, kendileri hiçbir bedel ödemeden madden zirvelerde bir hayat yaşarlarken, en büyük bedelleri ödeyenler aşağının da aşağısında bir hayatın kıskacında can çekişmektedirler. Boş mide ile uyumak ne demektir bilir misiniz? Çöplükten ekmek toplamanın manevi ağırlığını hissedebilir misiniz? Çocuğunu aç yatıran bir annenin duygularını anlayabilir misiniz? Beleşçilerin, yatarak kazananların, kan emicilerin, insanlık hakkını gasp edenlerin, emek hırsızlarının domuz gibi yaşadığı topraklarda, ömrü kan ter içinde çalışarak geçmiş birinin madden biteviye aynı yerinde sayması ne demektir idrak edebilir misiniz? Yoksulluk, kader değildir ve kader olamaz. Yoksulluk, insanlığın ortak mülküne çökerek devasa sermaye terakümü elde eden bir avuç azınlığın, büyük çoğunluğu yaşamsal gereksinimlerini bile karşılayamaz duruma getirerek onları gayr-i insani bir yaşama mahkûm ettikleri ve bu yoldan onlar üzerinde ahlaksızca tahakküm kurdukları zalim sondur. Tıpkı bugünlerde yaşadığımız yeryüzü emperyalizminin jandamarlığını yapan katil ve aşağılık Coni’nin yaptığı gibi. Şaka gibi bir eylemle bir ülkenin hazinesine çöktü ve orada yaşayan milletin kaderinin tayin edicisi oldu. Bugün, yoksulluk, kıtaları dolaşmaktadır ve insanlığı ezip geçmektedir. Kim bilir kaç çocuk şu an ölümü beklemektedir ve ölmekte olan her çocuğun da bir ailesi vardır. Yoksulluk, hayallerin katilidir ama asıl katiller, caniler yoksulluğu yaratanlardır. Bugün kaç çocuk münhasıran yoksulluk nedeniyle okuyamamaktadır ve kaç çocuk açlıktan dolayı ağır ağır kanı çekilerek ölmektedir biliyor musunuz? Siz hiç almak istediği kitabın parasını öğrendikten ve etrafa mahcup bakışlar gönderdikten sonra başını eğip sessizce kitapçıyı terkeden çocuğa şahit oldunuz mu? Nedir acaba böylesi bir mahkûmiyetin sebebi? Kimdir suçlu? Nice topraklarda dinin bile yanlış anlaşılıp, adeta büyük suçlara temel teşkil etmesinin arka planında bile yoksulluk bulunmaktadır. İnsanları şiddete sevkeden en güçlü etken yoksulluktur. Her türlü terörizmi gerçekte besleyen en önemli etken yoksulluğun ta kendisidir. Namusların pazar malı haline gelmesinin ardında yatan en büyük sebeplerden biri nedir düşündünüz mü hiç? Gencecik evlatlarımızın henüz çocuk bile demeyeceğimiz yaşlarda en değerli hazinelerini pazar malı gibi ortalığa bırakması niçindir düşündünüz mü hiç? Yoksulluk, maalesef insanlık dünyasına ait bir şeydir ve vicdanı tükenmiş insanlığın ruhsuz çocuğudur. Doğan her çocuğun yaşamak ve okumak hakkı vardır ama her çocuk, zalim pazarların, merhametsiz ve adaletsiz piyasanın ucuz birer işgücü derekesine düşürülmüşlerdir. Çünkü yoksulluk onlara başka bir opsiyon bırakmamıştır. Dünyada hükümran olan vahşi kapitalist sistem yerle yeksan edilmedikçe ve yerine büyük insanlığın gönencini erek edinmiş insani bir sistem ikame edilmedikçe yoksulluk yok olmayacaktır ve hep kader olarak görülecektir. Ve insanlıkta kader nazarıyla bakıp yoksulluğuna boyun eğecektir. Yoksul olarak yuvalarından ayrılanlar vazifelerini ifa ettikten sonra yine yoksul olarak dönerler yuvalarına. Doğmuş olmakla nice güzellikleri hak etmiş olanlar, hak ettikleri güzellikleri hiçbir zaman yaşayamazlar, çünkü boyunlarında yoksulluğun ağır zincirleriyle yaşarlar. Yoksulluğun, dili, dini, vatanı, milliyeti yoktur, o ortak kaderidir yoksullaştırılanların. Acı, hüzün, huzursuzluk, mutsuzluk, uykusuzluk, cehalet, esaret, sefalet, düş kırıklığı, dünyayı sırtlamak, dinlenmeden çalışmak ve kahır ve keder içinde ölmek, yoksullaştırılmışların ortak kaderleridir maalesef. Ama her şeye rağmen dünyanın yönünü değiştirebilecek gücü de bünyelerinde bulunduranlar da velakin taşıdıkları devasa gücünde farkında olmadan yaşayıp gidenlerde onlardırlar. Sadece uyanmaları iktiza ediyor sadece ve gerçeği görmeleri. İşte o vakit seyreyleyin âlemi! Dizi neymiş, nasıl çekilirmiş görün bakın izleyin…

 

 

EVET; sadece insan olanların ve insanlık onuruna layık bir yaşam için savaşanların avukatıyım ve bu bir şereftir bendeniz için. Hayvan olmak isteyen ve hayvanca bir yaşam sürmek isteyenlere elbette bir şey diyemeyiz, bu çok kolay, insanlığın acılarına yüzünü dön ve sadece kendi postuna değer ver. Öyle ya hayat bir tercihtir.

 

 

BİR ÖNERİ:

 

 

KEFERNAHUM diye bir film var. Mutlaka ama mutlaka, olabildiğince dikkatle ve farkındalıkla ve saf bilinçle ve elbette mevcutsa kalbinizdeki hisle izlemenizi şiddetle öneririm naçizane.

 

SON SÖZ:

 

‘’İnsan olan erkekler ve kadınlar, insanca yaşamak için bedel ödemeye hazır halde olmalıdırlar her an.’’ Özgür Deniz

Tarih: 07.01.2026 Okunma: 25

YORUMLAR

Yorumunuzu ekleyin.

İsim: *

E-posta Adresiniz: *

* (E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır.)

Yorum: *

Güvenlik Sorusu:
Türkiye'nin başkenti neresidir?

İ. Hakkı Cengiz

07.01.2026 - 20:37

Dolusun kardeşim. İsyan ediyorsun. Haklısın. İsyanına katılıyorum. Cesaret lâzım, bedeli olduğunu bilmek ve onu ödemeye hazır olmak lazım. En mühimi, EMEK çekmek, emek harcamak lâzım. Bilgi ve bilinç lâzım. Kalemine sağlık. Selamlar can kardeşim.

Özgür Deniz

08.01.2026 - 03:05

Tüm kalbimle sonsuz teşekkürler saygıdeğer paşam saygıdeğer ağabey. Derin saygılar.