Psikoloji biliminin çok çarpıcı iki tespiti var: İlki, psikoloji ilmi der ki ?insan kendisini olduğundan fazla görür.?
İkincisi, insanların çoğunluğu kendisini, ortalamanın üstünde, görür.? Birey, tabii bunun böyle olduğunu fark etmez. Edemez. Farkında olsa, bu çoğunluğun, en başta, matematik ilmine takla attırdığını, matematiğin ağladığını, matematik biliminin üzüntüsünden yataklara düşeceğini fark eder. Çünkü eğer çoğunluk kendini ortalamanın üstünde görürse, ortalama? diye bir şey kalmaz. Oysa, ortalama daima vardır. Her zaman var olacaktır. Ve ?ortalama'yı her zaman ?çoğunluk? oluşturacaktır. Çünkü zaten, çoğunluğun bulunduğu kesime ?ortalama? denmektedir.
Öte yandan, madalyonun bir de diğer yüzü var: İnsan kendisini olduğundan fazla görüyor da kendisi dışındakiler onu nasıl görüyor? Burada da Çağrı'nın bir tespiti vardı: Çağrı der ki ?kendisini olduğundan fazla gören insan çocuğu, diğerlerini olduğundan az görüyor. Birey, kendisini ortalamanın üstünde görürken, kendi dışındaki çoğu bireyi ortalamanın altında görüyor.? Bu, ortalamanın altında görmek, küçümseme'ye kadar gidiyor. Evet, diğerini küçümsüyor.
Bu çok önemli tespitleri somutlaştırarak daha iyi anlaşılmasını sağlamak gerekirse, örneğin; Çağrı, kendisini olduğundan fazla ve ortalamanın üstünde görüyor. Fakat diğer insanlar veya bazıları ise, Çağrı'yı olduğundan az ve ortalamanın altında görüyor hatta ?küçümsüyor?.