27 Mayıs, evlilik gibi mutlu bir olayın tarihi olması yanında, Turgut Bey'in hayatında üzücü bir olayın da tarihiydi. Evliliklerinden tam üç yıl sonra ülkede bir ihtilal olmuştu. Sandıklı'da, Demokrat Parti'nin (DP) İlçe Gençlik Kolları Başkanı olan Turgut gözaltına alınmıştı.
O devirde, ilçenin Halkevi'ni DP Gençlik Kolları Başkanlığı işletiyormuş. İhtilalin Sandıklı'ya atadığı albay, Turgut'a Halkevi'ni açtırmış. Albayın Turgut'a her hitabı küfürlüymüş: Şunları çıkar ??, şunları indir ??, in oradan ??, çık buraya ??, şunu getir ?? gibi emirler ve sövmelerle gece boyunca azarlamış. Galiba, Turgut'a bir-iki tokat da atmış.
Turgut Bey, bunları ve ertesi günü serbest bırakıldığını Çağrı'ya defalarca anlatmıştı. 27 Mayıs deyince, aklına hep o akşam yaşadıkları gelirdi. Bununla beraber, acı hatıralar, yıllar geçtikçe, bir mizah çeşnisi de kazanıyor, insanı acı acı güldürdüğü de oluyordu. Turgut Bey, o hatırasını yarı öfkeli, yarı gülümseyerek anlatmıştı.
Hava sıcak, anılar hüzünlüydü. Hem terlemeye başlamışlar hem de biraz kederlenmişlerdi. Turgut Bey, kendisinin sebep olduğunu düşündüğü kasvetli havayı dağıtmak için;
- Gelin, dondurma yemeye gidelim, dedi.
Onları, ülkenin en meşhur dondurmacısının Bornova şubesine götürdü ve dondurma ısmarladı. Sıcak bahar gününde dondurma iyi gitti. Karamsar hava dağıldı, neşelerini yeniden buldular.