- Biz de pide siparişi verip, Teomanlara gönderelim, diye teklif etti. Bilge Hanım:
- Hayır, ben yemek yapacağım, dedi. O gün gerekli malzemeler alındı, o gün ve ertesi gün Bilge Hanım yemekleri yaptı. Yemekler, on kişi için yapılmıştı: Çorba, et yemeği, pilav, daha önceden hazırladığı sarmalar? Tatlı olarak tahin helvası almışlardı. Bu on kişilik yemeği hazırlamak bile, tatlı da hazır alındığı halde, 81 yaşındaki Bilge Hanım'ı feci şekilde yormuş, yıpratmıştı.
Davet yemekleri hem daha kalabalık olacaktı hem de davete bu kadar daha çeşit eklemek lâzımdı. Çağrı, annesinin bunu yapmasına imkân olmadığını gördü.
* * *
Yılın sonlarına doğru, çevre gönüllüsü dostlarından, yaşı seksene yaklaşan Akın Abi telefon etti:
- Biz, Türklük Âlemi Yazarları Araştırma ve Kültür Derneği'ne üye olduk, seni de yapalım. Senin kitabın var mı? diye soruyordu.
- Eh, yirmi yıl kadar önce yazdığım bir kitabım var, dedi, çağrı.
Yaz gününü andıran, güneşli bir Aralık günü, öğleden sonra, Kültürpark'ta, Çevre Gönüllüleri? toplantısı yapıldı. Toplantıya, Çağrı, Akın Abi ve onun arkadaşı Avukat Hakan Bey de katılmıştı. Toplantı bitince, Akın ve Hakan'ın üye oldukları Yazarlar Derneği'ne gittiler. Hava kararmış, dernekte ışıklar yanmıştı. Çağrı'yı, Dernek Başkanı ve diğer üyelerle tanıştırdılar. Derneğin yayımlamış olduğu dört kitabı ve bir dergiyi hediye ettiler. Çağrı da derneğe bağışta bulundu. O gün toplantı günüydü. Çağrı da katılmış oldu.