Mutluluk? Hayalleri gerçekleştirme mutluluğu, asla tek başına gelmiyordu. Genellikle, yanında bir de hayal kırıklığı getiriyordu. Bir hayalini gerçekleştiriyorsun, sonra, bir hayal kırıklığı yaşıyorsun. Misal, kitap yazma hayalini gerçekleştiriyorsun fakat beklediğin ilgiyi görmeyince hayal kırıklığı yaşıyorsun.
Hiç beklemediğin yerlerden, kişilerden destek geliyor, mutlu oluyorsun. Yanı başında, kolayca destek verebilecek yakınlarının ilgisizliğine kahroluyorsun.
Çok nazik, çok ince fikirli dostların olduğunu görüyor, şükran duygularıyla doluyorsun. Öte yandan, kaba zihin birisi sinirlerini geriyor, üzülüyorsun.
Hayat, böyle bişeydi. İnişli- çıkışlıydı. Gel-gitlerle doluydu.
Bununla beraber, Çağrı, iflah olamaz bir iyimserdi:
-Yine de üzücü olaylar daha az, mutlu edenler daha fazla, diye düşündü.
Aklına, yirmi iki yıl önce kaleme aldığı mısralar geldi:
YAŞ KIRK DÖRT
Otuz Beş Yaş'a nazire?
Yaş kırk dört, bir ömrün sabahındayım,
Kurulurken dünya şevkle, taptaze,
Elimde sabahın neşesi çayım,
Hayat bize sunulan bir mucize?
Tanrı der, oku onu dize dize?
Yine?
Tanrı der, doku onu dize dize?
Kendi kendine, Okudum? ve ?dokudum? diye fısıldadı. Gülümsedi. Kendini bahtiyar hissetti. Şükran duygularıyla doldu. Gözlerini yumdu.
YAZAR HAKKINDA