Bir hafta sonra, İstanbul'a döndü. Eve girince, İstanbul'a sağ-selim geldiğini anne-babasına bildirmek için telefon açtı. Babasının ilk sözü,
- Yahu Çağrı, yel gibi geldin, sel gibi gittin, oldu.
Bir hafta yetmemiş, oğluna doymamıştı. Çağrı güldü:
- Ne edelim baba? Ancak bu kadar kalabildim. İnşallah, yakında tekrar görüşürüz!
İhtiyarlıkta, çocukları daha sık görme, onlarla daha fazla birlikte olma isteği artıyor, yaşlı kalpler daha hassas, çocukları için daha bir duygulu oluyordu. Belki bu duygulanmayı, bir daha görememe? endişesi de artırıyordu!
Yaz aylarına girerken, salgının hafiflediği, vakaların azaldığı, aşıların da iyi bir koruma sağladığı görülerek, yavaş yavaş ?normal'e dönülmeye başlandı. Lokantalar, kahvehaneler, camiler açıldı. Maske takmak şartıyla, neredeyse, eski hayat tarzına bütünüyle dönüldü.
Neslihan ve Çağatay, izinlerinin bir bölümünü Kurban Bayramı'na ekleyerek, 15 günlük bir tatile çıkmaya karar verdiler. Alanya ve Isparta'da tatil yapılacak. Yol üzerinde bulunan Sandıklı'da da iki gün kalınacaktı.