Bozkurt, burada Çağrı'nın sözünü kesti:
- Ben başımı yastığa koydum mu, on dakika sonra yokum. Hemen dalarım. Elini kalbinin üstüne koydu, şuram o kadar rahat ki!
Bozkurt, herhalde, eski günlerinden bahsediyordu. Çünkü son bir aydır, düzenli uyuyamadığından şikâyetçiydi. Çağrı, devam etti:
- Gece, en az altı, daha iyisi yedi saat uyumalıyız. Aslında, bu birinci maddede zikredilmeliydi fakat uykuyu kaçıran birinci sorunu başa almayı uygun buldum. Çünkü o çözülmezse zaten uyku yok!
- Peki, nasıl kolayca uykuya dalabiliriz?
- Geceleri 10-11 civarında yatıp, sabah da 6-7'de kalkmalı. Sabahın bu erken saatleri, yaz mevsiminde spor için idealdir. Kışın ise, kahvaltıdan sonraki saatler uygun olabilir. Hiçbir spor dalıyla uğraşmıyorsan, Jiu Jitsu aksıyorsa, yürüyüş yapabilirsin. Yürüyüşü, seninle kafa dengi birisiyle, sohbet ederek yaparsan hem fiziksel olarak hem de ruhen rahatlarsın. Ayrıca sosyal bir etkinliğe de imza atmış, bir taşla üç kuş vurmuş olursun. Bu sana gün boyu huzur verecektir.
- Peki, öğle uykusuna ne dersin? Gece çabuk dalabilmeyi engeller mi?
- Eğer sabah 06-07 arasında kalkmışsak ve o saatten beri ayaktaysak, öğle uykusuna mutlaka ihtiyaç vardır diye düşünüyorum. Yalnız, bu öğle uykusu, saat 15:00'ten sonraya kalmamalı. Bir saatten fazla sürmemeli. Bir de gece yattığımız gibi derin uyku pozisyonunda olmamalı, uzanmak şeklinde, yastığımız dik konumdayken gerçekleşmeli ve derin bir uyku hâline gelmemeli.