- Bundan kurtulmak ve genel olarak öfke ve kızgınlığın yıkıcı etkilerini azaltmak, sakinleşmek için nefes alma teknikleri var: Burundan derin nefes alıyorsun, beş saniye kadar tutuyorsun, sonra, ağızdan boşaltıyorsun. Bunu aralıklarla; ayakta, otururken, yatarken, yürürken günde 80-100 defa yapabiliriz. Yapabildiğimiz kadar yapmalıyız.
Birlikte birkaç kez derin nefes uygulaması yaptılar.
Çağrı devam etti:
- Bir de ben, çok öfkelendiğim zaman, altı ay ömrümün kaldığını hayal ediyorum. Öfkelendiğim kişinin de altı ay ömrü kalmış olabileceğini düşünüyorum. Eğer, sadece altı ay ömrümüz kalmış olsaydı, o öfkelendiğiniz şey yine bu kadar önemli olur ve bizi bu denli kızdırır mıydı?
Sadece altı ay ömrümüz kalmış olsaydı, bizim için neler önemli hale gelirdi? Günlerimizi, saatlerimizi nasıl değerlendirirdik? Önümüzdeki altı ayın her dakikası, her saniyesi ne kadar değerli olurdu? Onun bir saniyesini boş öfkelerle, sinirlerimizi yıpratmakla geçirir miydik? Bu düşünce bana mükemmel bir ruhî tedavi gibi geliyor.
Bozkurt Bilgili; ilginç!? dedi. Derin düşüncelere daldı;
- Bak, bu söylediğin, duygu ve düşünce biçimimi tamamen değiştirdi. Ufkumu açtı. Bu söylediğin, günün en önemli sözü! ?Altı ay ömrünün veya ömrümün kaldığını düşün!? Günün sözü!
- Ufkunu açtığına, düşünme biçimini değiştirdiğine çok memnun oldum. Müsaade edersen sonuncu maddeye geçeceğim.
- Olur, geçelim.