Erkeklerin, akşam yemeğinden sonra ?kahveye çıkma? alışkanlığı vardı. Ertuğrul Bey de kahveye çıkma alışkanlığı olanlardandı. Oyun oynamaz, çay-kahve içer, kahvenin diğer müşterileriyle sohbet ederdi. Diğer müşteriler ve kahveci nezdinde büyük bir itibarı vardı. Kapı ve pencerelerin açılmadığı kış günlerinde, soba bazen çok yanar, içerisi iyice ısınır, o vakitlerde, Ertuğrul Bey, ceketini çıkarıp omzuna atar, böylece daha bir heybetli ve etkileyici görünürdü. Hem daima ciddi hem de hoşgörülüdür. Tebessüm eder, kimseyi incitmeyecek, zekice şakalar yapardı. Onunla beraber olmaktan ve sohbet etmekten herkes hoşlanırdı. O sohbet esnasında sigaralar ardı ardına yakılır, kahve, zehirli gaz odasına dönerdi. Bundan kimse şikâyetçi olmaz, sanki fark bile edilmezdi!
Çağrı, çarşıyı, pazarı daha ilk öğrenmeye, anlamaya başladığı yaşlarda, Çınar'la tanıştı. Babasının ve bütün Sandıklı'nın hitap ettiği şiveyle, Çînar?!