Ertesi gün, tekrar aramaya başladı. Güçbela Av. Hakan'a ulaşabildi, Akın'a yine ulaşamadı. Akın Abi'yi sordu: Ben de ulaşamıyorum? cevabını aldı. Bornova'da buluşmaya karar verdiler. Bu arada Akın'ı aramaya devam edecekler, ulaşırlarsa Bornova'ya gelmesini söyleyeceklerdi.
Bir saat kadar sonra buluştular. İkisi de Akın'a ulaşamamanın endişesi içindeydiler. Tam o sırada, daha önce, aramalarına cevap alamadıklarını ilettikleri, Akın Bey'in kız kardeşi acı haberi verdi:
- Akın ve Eşi, Balıkesir yakınlarında kaza geçirmişler. Eşi kaza yerinde hayatını kaybetmiş, Akın ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılmış.
Çok üzüldüler. Sağ-salim hastaneden çıkabilmesi için iyi dileklerde bulundular, dua ettiler.
Aralık ayının sonunda, ikinci acı haber geldi. Akın Abi de hastanede hayatını kaybetmişti.
Hayat ne kadar garipti! Akın Abi, Çağrı'yı Yazarlar Derneği'ne davet etmişti. Birlikte etkinlikler yapacak, oturup-kalkacak, muhabbet edeceklerdi. Artık, Çağrı'yı derneğe getiren, üyelerle tanıştıran Akın yoktu. Artık, Çağrı, derneğe Akın Abi'nin yadigarı, dernek de Çağrı'ya yine onun mirası, vasiyeti ve emanetiydi.