- Ben Ayperi Cömert.
Çağrı, kocaman gülümseyerek elini uzattı. Ayperi Cömert, Çağrı'nın sosyal medyada tanıştığı, manevî kardeşim? dediği bir hanımefendiydi. İnternet üzerinden yıllardır tanışıyorlardı ama yüz yüze gelmek bugüne nasipmiş.
Ayperi Cömert, Selçuk'ta oturuyordu. Çağrı'nın, sosyal medyadan, Gaziemir Kitap Fuarı'nda olacağını bildirmesi üzerine, ta oralardan kalkıp gelmiş. Çağrı minnet duydu. Oturdular, uzun uzun sohbet ettiler. Sergilikte, Çağrı'nın üç kitabı vardı. Ayperi Cömert hepsinden aldığı gibi, TALYAZDER yayınlarından da kitaplar aldı. Çok cömert bir bağışta bulundu.
Ayperi Hanım, kendi halinde bir emekliydi. Belki ekonomik sorunları vardı ama yeri geldiğinde cömertçe harcama yapabiliyordu. Çünkü cömertliğin zenginlikle, çok kazanmayla alâkası yoktu. Cömertlik, verebilmek? meselesiydi. Verebilme yeteneğiyle ilgiliydi. Cömertlik, gönlünüzden kopuyordu?. Bir gönüllülük işiydi. Cömertlik yapabilmeniz için, gönlünüzden kopması gerekiyordu. Cimrilerin belki de gönlü yoktu? Gönülleri yoktu!
Birlikte fotoğraflar çektirdiler. Manevî kardeşinin ziyaretini, fotoğraflarla birlikte, KİTAP MUTLULUK GETİRİR başlığı altında sosyal medyada paylaştı. Şunları yazdı: