Öğle yemeğinden sonra her iki kardeşin de bir saat kadar öğle uykusu alışkanlığı vardı. Sabah çok erken işe başlandığı düşünülünce, bu bir saatlik dinlenme hem yorgunluk ve uykusuzluğun giderilmesi hem de yeniden enerji toplanması bakımından zorunlu bir ihtiyaç gibiydi.
Ertuğrul, besihaneye, öğleden sonra giderken, diğer ihtiyaçların yanında köpeklere de dükkândan kemik veya sakatat götürürdü. Besihanede 3-4 köpek bulunurdu. En büyük köpeğin adı, Güdük'tü. Güdük, Güdük adını hiç de hak etmeyecek kadar iriydi. Herhalde, yavru iken verilmiş bir addı bu. Güdük, Cömertlerin bütün fertlerini tanır, onlardan biri besihaneye yaklaşırken, gürültülü havlamasıyla, çok uzaklardan karşılamaya çıkardı.