Ortaklığın ayrılması sonunda, Ertuğrul ve Turgut'a bir dükkân ve besihane, onların yaşça büyükleri olan emmioğullarına da ayrı bir dükkân ve besihane düştü. Dükkanlar, Uzunçarşı'da birbirine bitişik, aynı büyüklükte; besihaneler, şehir dışında, sırt sırta, yaklaşık, yine aynı büyüklükteydi. Her iki besihane, ayrı ayrı 100 büyükbaş hayvan alıyor, besihanenin bulunduğu bölgeye, tekke? deniyordu. Ertuğrul ve Turgut, besihaneye gideceği zaman, tekkeye gidiyorum? derlerdi. İhtimal, besihaneler yapılmadan önce, o arazide bir tekke vardı!
Turgut'la abisi Ertuğrul arasında adı konmamış, kâğıda geçirilmemiş, fiilî bir iş bölümü var gibiydi. Turgut daha çok dükkân, Ertuğrul ise daha ziyade besihane işlerine bakardı. Tabii Ertuğrul, zaman zaman uzun süreler dükkânda durduğu gibi, Turgut da hemen her gün besihaneye gider gelirdi.