← Tum Kitaplar
On Kapak Arka Kapak

Yüzleşme

Yazar: İsmail hakkı Cengiz

Konu: Roman

Slogan: Sadece cesareti olanlar kendisiyle yüzleşebilir.

Sayfa: 56 / 168

Okunma: 1837

Öğle ve akşam, sofrada daima sıcak ve taze pişirilmiş yemekler olur, yemeğe, yaz-kış çorbayla başlanırdı. En çok da tarhana çorbasıyla? Sık sık sakatatla yapılan işkembe, paça, beyin gibi yemekler, ana yemek olarak sofraya gelirdi. Çok çeşitli yemekler, dolmalar, sarmalar, her türlü sebze yemeği yapardı Bilge Hanım. Hatta ?soğan aşı? diye, sadece soğanla yapılan bir yemek bile icat etmişti. Tabii bu soğan aşını Çağrı ve Tuğrul'a katiyen yediremezdi.

Çağrı ve Tuğrul'un yemek konusundaki ortak özelliği, soğanlar diri diri kalmışsa ya o yemeği yemezler veya soğanları ayırarak yerlerdi. Çiğ soğanı bol bol tükettikleri halde, pişmiş yemekte soğan iyice ezilmez, görülemeyecek hale gelmezse onu yiyemezlerdi.

Beslenme meselesini, özellikle, Bilge Hanım çok önemsiyordu. Akranlarının çoğu ya terk-i dünya eylediği veya elden ayaktan düştüğü halde, kendisinin nispeten sağlığını koruyabildiği, seksenli yaşlarında;

- Biz karını, gumbarı, paçayı zamanında çok yedik de onun dirisiyiz, onun için ayaklarımız, bacaklarımız, eklemlerimiz hâlâ sağlam, diyordu.

Bunların hepsi çok önemli ve değerliydi fakat galiba, Turgut Bey'in, sağlıklı yaşam için hepsinden daha önemli bir alışkanlığı vardı: Az yemek! Asla tıka basa yemezdi. Sofradan daima doymadan kalkardı. Boyu 1,72 metre olan Turgut Bey 60 kiloydu. Bu ağırlığı, belki de hafifliği, ömür boyu hiç değişmedi. Eklemlerine, bacaklarına fazladan bir kilo bile yük binmedi. Vücudunun hamallığını yapmadı.