* * *
Her ölüm erkendir. Ölen, bizi terk eden her yakınımız, yaşı kaç olursa olsun, içimizden, bizden de bişeyler koparır gider. Onlarla sohbete, onlarla yaşamaya doymamışızdır. Özellikle Çiçek, bunu yüksek sesle dile getiriyordu: Ben babama doymadım?.
Bununla birlikte, 88 yıl yaşamak! Bu fani dünyada 88 yaşına kadar yaşayabilmek, uzun bir ömür sürmek demektir. Hele Cömertler sülalesi erkekleri için 90'a merdiven dayamak inanılması güç, mucizevî bir yaştı.
Turgut Bey'in dedesi, Hacı Ertuğrul 46 yaşında, babası Tuğrul 41 yaşında ölmüş, abisi Ertuğrul ise 51 yaşında son nefesini vermişti. Peki, nasıl olmuştu da aynı ailenin erkeklerinden olan, aynı genleri taşıyan Turgut Bey, büyüklerinin neredeyse iki katına ulaşan bir ömür sürebilmişti?
İşinin zor ve meşakkatli hayat şartları yanında, Turgut Bey, 45 yaşına kadar sık ve çok miktarda içki içmiş, 65-70 yaşına kadar da günde bir paketten az olmamak üzere sigara kullanmıştı. Bu olumsuz şartlara rağmen, son yirmi yılında mücadele ettiği koah dışında önemli bir rahatsızlığı yoktu. Ölmeden 25 gün öncesine kadar da ayaktaydı, her gün çarşıya çıkar, bütün işlerini kendisi yapardı. Rahatlıkla, Turgut Bey'in 88 yıl boyunca, ruh, beden ve zihin sağlığını koruduğu söylenebilirdi.