- Kimse almıyorsa ben alıyorum bu kitabı!
Çağrı hemen yerinden fırladı. Elini uzattı. Sertçe, sımsıkı tokalaştılar. İçeriye buyur etti. Adamla tanıştılar. Adı Ülgen Doruk'muş, Çağrı'nın, yaşça küçük meslektaşıymış. Nitekim o sırada, Çağrı'yla oturan Gökberk'le de tanışıyorlarmış. Üç meslektaş neşeli bir sohbete koyuldular.
Ülgen, Çağrı'yı sosyal medyada takip ediyor, kitapla ilgili her siteminde de üzülüyormuş. Kısmet bugüneymiş, kitabı satın aldı, Çağrı imzaladı. Çok duygulanan Çağrı, yürekten teşekkür etti. Ülgen'e;
- Bugünü, bu desteğini, bu inceliğini ömür boyu hatırlayacağım, ne zaman benim yapabileceğim bişey olursa haberim olsun, hep yanında olacağım, diyordu.
Birlikte fotoğraf çekildiler. Çağrı, fotoğrafla beraber, duygu ve düşüncelerini sosyal medyada paylaştı.
Ülgen ayrıldı. Ama artık, Çağrı'nın yeni bir dostu olarak oradan ayrılmıştı. Çağrı, Ülgen Doruk adını hafızasına ve notlarına kaydetti.