- Hımm, dedi Çağrı, kendi kendine, yaşlanma elli beşte başlıyor, anlaşılan!
Aynı yıl içinde kolonoskopi, endoskopi ve biyopsi de ilk defa olarak yapıldı. Bir yıl sonra yapılan tetkiklerde ise, prostat değerleri yüksek çıkmaya başladı. Şimdilik, demir ilaçları dışında bir ilaca lüzum görülmemişti. Birkaç ay sonra, kandaki demir de yükselmiş, onun ilaçları da kesilmişti. Çağrı, birkaç kez daha Kızılay'a kan verdi.
* * *
Seçil, anne tarafı, Karadeniz yaylalarına yerleşen Selanik Türk'ü, baba tarafı kuşaklar boyu Karadenizli bir anne-babanın kızı olarak dünyaya gelmişti. Babası Erkmen Bey, devlet memurluğu dolayısıyla, bütün Anadolu'yu gezerken, iki yıllığına Sandıklı'ya da uğramıştı. İşte, o Sandıklı'daki görev esnasında, bir genç kız olan Seçil'i Çağrı görmüş ve ?işte, evleneceğim kız bu? demişti. Çağrı ve Seçil tanışamadan, babanın tayini çıkmış, Antakya'ya gitmişlerdi. Çağrı, Seçil'in peşini bırakmadı. Annesi ve Erkmen Bey'in Sandıklı'dan mesai arkadaşı, Cömertlerin aile dostu Ünsan Abi ile birlikte Antakya'ya gittiler. Kızı istediler.
Kısmetmiş, evlendiler. Seçil çok çalışkan, iş bilir, iş bitirir, düzenli, titiz, tez canlı bir kadındı. Çocukların yetiştirilmesi, özellikle eğitimleri konusunda çok hassastı.