Bütün bu olumsuz şartlara rağmen, yazmak güzeldi. Sayfalara içini dökmek rahatlatıcıydı. Bir Homer olmasan da ortaya bir eser koymak, küçük çapta da olsa yaratmak tatmin ediciydi. Yazılar birikiyor, binlerce sayıya ulaşıyor, bunları kitaplaştır? diyenler çoğalıyordu. Bunlar içinde, kitap çıkarmaya yardımcı olacaklarını? söyleyenler hatta ?ticaretini yapabiliriz? diyenler bile vardı. Çağrı, evet, belki? diyordu.
* * *
Dünya değiştiği gibi, ülke de değişiyor, gelişiyordu. Tıp Fakülteleri ve mezunları çoğalmıştı, her mahalleye birkaç doktor atanabiliyordu. ?Aile Hekimliği? kurumu hayata geçirilmişti. Her vatandaşın bağlı olduğu bir aile hekimi vardı. Rahatsızlıklarda ilk müracaat buraya yapılıyor, gerekirse, aile hekimi, hastaneye ve uzman doktorlara yönlendiriyordu. Vatandaşların, hiçbir şikâyeti yoksa bile yılda iki defa aile hekimine görünmeleri bekleniyordu. 2013 yılı başlarında, Çağrı'ya bir telefon geldi. Arayan aile hekimiydi:
- Uzun süredir muayeneye gelmemişsiniz. Lütfen en kısa sürede sağlık kontrolü için aile hekimliğine gelin, dedi.