Çağrı, Seçkin Bey'e dönerek;
- Başkanım, Buğra Bey, Buca Meydanı'nda bana saygı gösterdi, çok memnun oldum, dedi. Buğra, davranışının çok doğal, çok yerinde olduğundan emin bir tavırla hatta gurur duyarak, sertçe;
- Göstereceğim, tabii, dedi. Çağrı;
- Buğra Bey, yan yana bir fotoğraf çekilelim de boyumuzun ölçüsünü alalım.
- Çekilelim de siz de az boylu değilsiniz, sizi duyan da bücür bişey zannedecek. Gülüştüler.
Fotoğraf çekildikten sonra, Buğra, Çağrı'nın kitaplarından aldı. Cömertçe bağışta bulundu.
Şenliğin ilk günü, sergiliğe ve kitaplara çok büyük bir ilgi oldu. Bir ara, kitapları imzalamaya yetişemediler.
Bu arada, ilginç ziyaretlerle karşılaştı Çağrı? Yaklaşık yirmi yıl önceki öğrencilerinden biri, sergiliğin önünden geçerken Çağrı'yı tanıyarak, eşi ve çocuğuyla yanına geldi, diğeri, isimlikten tanıyarak, eşiyle birlikte geldi. Bu karşılaşmalar, haliyle Çağrı'yı çok mutlu etti. İkisiyle de ayrı ayrı, uzun uzun konuştular. Çağrı, öğrencilerine ve eşlerine ikramlarda bulundu. Öğrencileri de kitaplardan aldılar. Çok verimli, çok tatmin edici bir gün olmuştu.
Ekim ayının sonlarına doğru, Çağrı, Değer Vermek, Desteklemek ve Türk Kimliği? başlığı altında bir yazı yayınladı. Yazının bir bölümünde şunlar vardı: Yeni kitaplar çıkarmak istiyorum. Bunlardan biri, TÜRK KİMLİĞİ'160 sayfa civarında ve 80 TL fiyatla satışa sunulması beklenen kitap hazır. Bir hafta içinde yayımlanabilir. Fakat kim satın alacak, kim okuyacak?
TÜRK KİMLİĞİ, talep olursa gelecek! Hiç olmazsa, yüz kadar talep gelirse kitap yayımlanacak.?