Kur’an ne diyor? ‘’Mülk, birkaç kişi arasında dönüp duran bir devlet olmasın.’’
Yani kadim egemenliğe itiraz var. Kadim egemenlik derken, kötülerin,
zalimlerin, zorbaların, müstekbirlerin, kendini müstağni görenlerin egemenliği
yani. Muhtelif tezgahlarla mülke çöküp, çökülen mülkle devlet olup, o devlet
gücüyle halkın tepesinde boza pişirmeye hayır deniliyor. Çünkü asırlardır bu
şekilde halkların tepelerinde boza pişiriliyor, halklar eziliyorlar,
sömürülüyorlar, kan ağlıyorlar, kendi topraklarında tutsak oluyorlar, kendi
mülklerine çökmüş komprador pezevenklerin hadimleri oluyorlar, iradelerine
ipotek konuluyor, tercih hakları gasp ediliyor ve adeta köle muamelesine tabi
tutuluyorlar. Kur’an
neyi vaat ediyor? Yarınlar ezilenlerin olacak. Tabi ezilenler yarınları
istiyorlarsa olacak bu, sen istemedikten sonra sana verilecek bir şey yoktur. Vermek
istedi ki, istemek verdi, öyleyse isteyeceksin hem de kof lafla değil samimi
eylemlerle isteyeceksin, ki verilsin. Sen istemiyorsan niye verilsin? İsteki
nimetler önüne serilsin. Lafla peynir gemisi yürümüyor, nutuk çekerek karın
doymuyor, öyleyse praksis olacak ki verilmek isteneni almak istediğin
bilinecek. Kur’an
neyi emrediyor? Emrolunduğun gibi dosdoğru ol diyor. Başka ne
diyecekti ve nasıl daha açık diyecekti pezevenk? İster Kur’an dairesinin içinde
ol, istersen dışında ol, değişen bir şey olur mu? Dosdoğru olmaya kim hayır
der? Beyni ve kalbi olmayanlar elbetteki. Dosdoğru olmak ne demektir? Kabaca söylersek,
kimsenin hakkına el uzatmamak, masum birine iftira atmamak, mazluma zulmetmemek,
vebal almamak, kimseyi ağlatmamak vs. Öyleyse komprador pezevenklerin ve
müptezel, pespaye işbirlikçilerinin, madrabaz politik payandalarının, din adamı
kılıklı mugalatacılarının mülkü, kendileri arasında dönüp duran bir devlet
kılmalarına hayır diyoruz. Böyle bir şey hakikate de, adalete de, ahlaka da,
hülasa; insanlığa mugayirdir diyoruz. Vaadi biliyoruz ve vade inanıyoruz. Nasıl
olmamız gerekiyorsa öyle olmak için sabırla, inatla, inançla, cesaretle ve
dirençle, bitmeyen, badema da bitmeyecek olan sürgit bir kavga veriyoruz. İlanihaye
de vereceğiz. Kavgamızla isteyeceğiz ve zaferimizle alacağız. Devlet, kimsenin
babasının istediği gibi çarklarını döndüreceği bir aracı değildir, mülk
kimsenin babasının hazinesi, çiftliği değildir. Buna müsaade edilmemelidir ve
etmeyeceğiz. Susmayacağız, yılmayacağız, yorulmayacağız, yıkılmayacağız! Her
daim hakikati haykıracağız. Böyle yapamazsınız, böyle olamaz diyenler çıksınlar
insan gibi desinler ki bizde herkesin gerçek yüzünü görmüş olalım ve sözümüzü
ona göre söyleyelim. Sonra da komprador pezevenkler ortaya atılıp tek laf
etmesin ve bizi ezmeye yeltenmesin. Ezilecekleri günü beklesinler tüm kan emici
aşağılık, alçak ve pezevenk yaratıklar. Hayatım boyunca bir devirde değil her
devirde zulme, sömürüye, adaletsizliğe hayır dedim. Kanın, terin, yaşın, emeğin
sömürülmesine, peşkeş çekilmesine eyvallahım olmadı. Çünkü vicdanıma tolere
ettiremedim bunun aksi olan ağır bir ihaneti. Böyle yaptığım için hain
diyenlerin kirli ve kara yüzlerine tükürdüm ve tükürmeye de devam edeceğim. Hiçbir
pezevenk dünya benim diyemez ve dünyaya istediği gibi hükmedip insanlığın
üzerinde tanrıcılık oynayamaz. Öyleyse bundan kimse gocunmamalıdır. Kimsenin
arzularına göre hareket edecek kadar şerefsiz bir insan değilim. Kardeşim diye
kimsenin köpekliğini, pezevenkliğini, aldatmacalarını tolere edecek durumum
yok, çünkü şerefli kılınan bir varlığım. Dünyanızda gözüm yok, öyleyse
gönlünüzü hoş edecek sözüm de yok. Sözlerim hep ağır ve acı verici olacak ve
ilanihaye rahatsız edecek, konforunuzu bozacak. Her kulağa göre sözüm yok
benim. Herkese ait olan topraklar kimsenin babasının çiftliği değildir ve
olamaz, oldurmayız, oldurmayacağız. Suskuya mahkûm olup, o topraklarda kimseye
istediği gibi at koşturtmayız, koşturtmayacağız. Herkesin olan herkese ait
olacak, bunun başka yolu da yok ve olmayacak. Olmadığı takdirde oldurasıya dek
mücadelemiz sürecek behemehâl. Kötü bir şey istemiyoruz. Kötülükle istemiyoruz.
Zorla şerle işimiz yok bizim. Birilerine ait olana bize ait olsun demiyoruz.
Herkese ait olan birilerine ait olmasın diyoruz. Namussuzluk mu ediyoruz? Şerefsizlik
mi ediyoruz? O zaman çıkacaksınız meydana kozlarınızı paylaşacaksınız. Hayır,
silahla değil beyinle.biz güce değil fikre güveniriz. Biz icbara değil iknaya
inanırız. Hemen yanlış anlamayın, vuracak fırsat yakalamaya çalışmayın, öyle
bir fırsat verecek kadar da salak sanmayın. Bilakis yağlı urganlarını
hazırlayanlar kadar salak kim olabilir bu dünyada?
İNSANLIĞIN KURTULUŞ MANİFESTOSU...52...
Özgür DENİZ - 28.02.2026
Tarih: 28.02.2026
Okunma: 24
YORUMLAR
Yorumunuzu ekleyin.
Özgür Deniz
01.03.2026 - 16:24
https://www.frmtr.com/sizin-eserleriniz/9536655-insanligin-kurtulus-manifestosu.html
Özgür Deniz
01.03.2026 - 16:26
Yazılarımı ve devamını takip etmek isterseniz yukarıda verdiğim adresten takip edebilirsiniz güzel insanlar. takip etmek isterseniz.