İNSANLIĞIN KURTULUŞ MANİFESTOSU...52...

Özgür DENİZ - 28.02.2026

Kur’an ne diyor? ‘’Mülk, birkaç kişi arasında dönüp duran bir devlet olmasın.’’ Yani kadim egemenliğe itiraz var. Kadim egemenlik derken, kötülerin, zalimlerin, zorbaların, müstekbirlerin, kendini müstağni görenlerin egemenliği yani. Muhtelif tezgahlarla mülke çöküp, çökülen mülkle devlet olup, o devlet gücüyle halkın tepesinde boza pişirmeye hayır deniliyor. Çünkü asırlardır bu şekilde halkların tepelerinde boza pişiriliyor, halklar eziliyorlar, sömürülüyorlar, kan ağlıyorlar, kendi topraklarında tutsak oluyorlar, kendi mülklerine çökmüş komprador pezevenklerin hadimleri oluyorlar, iradelerine ipotek konuluyor, tercih hakları gasp ediliyor ve adeta köle muamelesine tabi tutuluyorlar. Kur’an neyi vaat ediyor? Yarınlar ezilenlerin olacak. Tabi ezilenler yarınları istiyorlarsa olacak bu, sen istemedikten sonra sana verilecek bir şey yoktur. Vermek istedi ki, istemek verdi, öyleyse isteyeceksin hem de kof lafla değil samimi eylemlerle isteyeceksin, ki verilsin. Sen istemiyorsan niye verilsin? İsteki nimetler önüne serilsin. Lafla peynir gemisi yürümüyor, nutuk çekerek karın doymuyor, öyleyse praksis olacak ki verilmek isteneni almak istediğin bilinecek. Kur’an neyi emrediyor? Emrolunduğun gibi dosdoğru ol diyor. Başka ne diyecekti ve nasıl daha açık diyecekti pezevenk? İster Kur’an dairesinin içinde ol, istersen dışında ol, değişen bir şey olur mu? Dosdoğru olmaya kim hayır der? Beyni ve kalbi olmayanlar elbetteki. Dosdoğru olmak ne demektir? Kabaca söylersek, kimsenin hakkına el uzatmamak, masum birine iftira atmamak, mazluma zulmetmemek, vebal almamak, kimseyi ağlatmamak vs. Öyleyse komprador pezevenklerin ve müptezel, pespaye işbirlikçilerinin, madrabaz politik payandalarının, din adamı kılıklı mugalatacılarının mülkü, kendileri arasında dönüp duran bir devlet kılmalarına hayır diyoruz. Böyle bir şey hakikate de, adalete de, ahlaka da, hülasa; insanlığa mugayirdir diyoruz. Vaadi biliyoruz ve vade inanıyoruz. Nasıl olmamız gerekiyorsa öyle olmak için sabırla, inatla, inançla, cesaretle ve dirençle, bitmeyen, badema da bitmeyecek olan sürgit bir kavga veriyoruz. İlanihaye de vereceğiz. Kavgamızla isteyeceğiz ve zaferimizle alacağız. Devlet, kimsenin babasının istediği gibi çarklarını döndüreceği bir aracı değildir, mülk kimsenin babasının hazinesi, çiftliği değildir. Buna müsaade edilmemelidir ve etmeyeceğiz. Susmayacağız, yılmayacağız, yorulmayacağız, yıkılmayacağız! Her daim hakikati haykıracağız. Böyle yapamazsınız, böyle olamaz diyenler çıksınlar insan gibi desinler ki bizde herkesin gerçek yüzünü görmüş olalım ve sözümüzü ona göre söyleyelim. Sonra da komprador pezevenkler ortaya atılıp tek laf etmesin ve bizi ezmeye yeltenmesin. Ezilecekleri günü beklesinler tüm kan emici aşağılık, alçak ve pezevenk yaratıklar. Hayatım boyunca bir devirde değil her devirde zulme, sömürüye, adaletsizliğe hayır dedim. Kanın, terin, yaşın, emeğin sömürülmesine, peşkeş çekilmesine eyvallahım olmadı. Çünkü vicdanıma tolere ettiremedim bunun aksi olan ağır bir ihaneti. Böyle yaptığım için hain diyenlerin kirli ve kara yüzlerine tükürdüm ve tükürmeye de devam edeceğim. Hiçbir pezevenk dünya benim diyemez ve dünyaya istediği gibi hükmedip insanlığın üzerinde tanrıcılık oynayamaz. Öyleyse bundan kimse gocunmamalıdır. Kimsenin arzularına göre hareket edecek kadar şerefsiz bir insan değilim. Kardeşim diye kimsenin köpekliğini, pezevenkliğini, aldatmacalarını tolere edecek durumum yok, çünkü şerefli kılınan bir varlığım. Dünyanızda gözüm yok, öyleyse gönlünüzü hoş edecek sözüm de yok. Sözlerim hep ağır ve acı verici olacak ve ilanihaye rahatsız edecek, konforunuzu bozacak. Her kulağa göre sözüm yok benim. Herkese ait olan topraklar kimsenin babasının çiftliği değildir ve olamaz, oldurmayız, oldurmayacağız. Suskuya mahkûm olup, o topraklarda kimseye istediği gibi at koşturtmayız, koşturtmayacağız. Herkesin olan herkese ait olacak, bunun başka yolu da yok ve olmayacak. Olmadığı takdirde oldurasıya dek mücadelemiz sürecek behemehâl. Kötü bir şey istemiyoruz. Kötülükle istemiyoruz. Zorla şerle işimiz yok bizim. Birilerine ait olana bize ait olsun demiyoruz. Herkese ait olan birilerine ait olmasın diyoruz. Namussuzluk mu ediyoruz? Şerefsizlik mi ediyoruz? O zaman çıkacaksınız meydana kozlarınızı paylaşacaksınız. Hayır, silahla değil beyinle.biz güce değil fikre güveniriz. Biz icbara değil iknaya inanırız. Hemen yanlış anlamayın, vuracak fırsat yakalamaya çalışmayın, öyle bir fırsat verecek kadar da salak sanmayın. Bilakis yağlı urganlarını hazırlayanlar kadar salak kim olabilir bu dünyada?

Tarih: 28.02.2026 Okunma: 24

YORUMLAR

Yorumunuzu ekleyin.

İsim: *

E-posta Adresiniz: *

* (E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır.)

Yorum: *

Güvenlik Sorusu:
Türkiye'nin başkenti neresidir?

Özgür Deniz

01.03.2026 - 16:24

https://www.frmtr.com/sizin-eserleriniz/9536655-insanligin-kurtulus-manifestosu.html

Özgür Deniz

01.03.2026 - 16:26

Yazılarımı ve devamını takip etmek isterseniz yukarıda verdiğim adresten takip edebilirsiniz güzel insanlar. takip etmek isterseniz.