“Dünyamız Sonsuz Güzelliklerle Doludur.” Nurettin TOPÇU

İsmail Hakkı CENGİZ - 01.03.2026

Neredeyse, yarım asırdır adını duyduğum bilim insanı düşünür Nurettin Topçu’yla tanışmamız geçen hafta kısmet oldu. 1909-1975 yılları arasında yaşamış bir kişiyle tanışmak nasıl oluyor? Eserleri sayesinde… Bendeniz de kıymetli düşünürle “Psikoloji” adlı kitabı vasıtasıyla tanıştım. Eser verenler ölmez… Hele kitap bırakanlar! Ne diyor Cemil Meriç: “Okumak, iki ruh arasında aşıkâne bir mülakattır”. Okumak tutku, aşk, ölümsüz bir sevda…
Üstat Nurettin Topçu, eserinin başında, psikoloji ilminden öğrenebileceklerimizi 13 madde halinde sıralıyor. Bu makalede sadece 4, 5 ve 6’ncı maddelerden (Dergah yayınları, S.10) bahsedeceğiz.
Dördüncü maddede, “Dünyamız sonsuz güzelliklerle doludur. Yeryüzünde sanatkârlar bunca güzel eserler ortaya koymuşlardır. İnsan, bu güzelliklere meftun olan bir yaradılışa sahiptir. En büyük saadet, bu güzellikleri kâbil olduğu kadar yakından duyup yaşayabilmektir.” diyor.
Aslında, büyük düşünür, cenneti tanımlıyor. Yaratıcı’nın bize bir cennet emanet ettiğini, bizi cennette yarattığını söylüyor. Peki, öyle olduğu halde neden cenneti yaşayamıyoruz. Topçu, aynı madde içinde açıklıyor; “Halbuki çoğumuzun ruhu, menfaat ve ihtiraslarla yıpranarak güzellik âleminin duygusunu kaybetmiş bir KABUK gibidir. Ruhumuzu güzelliklere açabilmenin SIRRI, ruhsal yaşayışın ona götüren yollarını bilmekle elde edilir. İç hayatımızın nerelerinde bozukluk bulunduğu ve bunun giderilmesi için yaşayışımızda ne gibi değişiklikler yapmak gerektiği anlaşıldıktan sonra, güzellik duygusu sonsuz bir şekilde yaşanabilir.”
Menfaat ve ihtiras duygularımızla cenneti cehenneme çeviriyoruz. “Kabuk” uyarısı çok çarpıcı ve sarsıcı… Bunu görmek, bunun farkında olmak büyük bir hüner ve kabuğu kırmanın, öze inmenin “sırrı”’na ulaşmak için, o sırra mazhar olabilmek için azim, çaba ve kararlılık göstermek marifet!
Üstat, beşinci maddede, ahlâk konusunu anlatıyor: “Ahlâk, iyi ve kötü diye birtakım değerlerin bizim tarafımızdan ayırt edilmesidir. Vakıa biz bu değerleri içinde yaşadığımız cemiyet tarafından hazırlanmış buluyoruz. Ancak biz cemiyetin hükümlerini olduğu gibi kabullenmiyoruz. Bu hükümleri hem kendi hem de başkalarının hareketlerine uygulayarak bir karşılaştırma yapıp bundan bir sonuç çıkarmak istiyoruz. İşte asıl kendi çıkardığımız bu sonuç, bizim ahlâk hareketlerimizi kontrol ediyor.”
Müthiş bir tespit, değil mi? Vay canına, demek, insan sayısı kadar ahlâk anlayışı var! Demek, en yakınlarımızla aramızdaki çatışmalar, çelişkiler bu ahlâk anlayışı farkından doğuyor. “Bunun için” diyor Topçu, “iç yaşayışımızı pek iyi ve yakından tanımamız lâzımdır.”
Altıncı maddede bunun ipuçlarını veriyor: “Psikoloji, bizim iç dünyamızın tabiat olayları cinsinden birtakım olaylara sahne olduğunu ve bunların istediğimiz şekilde düzenlenmelerinin bir dereceye kadar elimizde olduğunu bize öğretecektir. Biz bunu bilmekle kendi hayatımıza hâkim olmanın çarelerini araştırmaya çalışacak ve bunu yaptıkça da benliğimizin dizginlerini ele alacağız.”
Benliğimizin dizginleri kimin elinde?
Kendi elimize almak istiyorsak psikolojimizi bilmeli, psikoloji ilmine girmeli, orada mümkün olduğu kadar derinleşmeliyiz. Bu derinleşme çabasında Nurettin Topçu’dan çok yararlanacağımızı görüyorum. Ruhu şad olsun!
x x x
İLGİLİ YAZILAR
Kendini Üstün Görmek, Küçümsemek ve Küçümsenmek
Yüzeysel ARKADAŞLIKLAR Yerine, CANDAN BİRKAÇ DOST
İlişkilerde KALİTE: Benmerkezci mi, Ana-Baba mı, Yetişkin misiniz?
x x x
TAVSİYE-Video
Zorlanan BEYİN Alzheimer'e Meydan Okuyor

[email protected]
Tarih: 01.03.2026 Okunma: 14
Kaynak: https://ih.iyiinsan.com/?sayfa=makale&id=4805

YORUMLAR

Yorumunuzu ekleyin.

İsim: *

E-posta Adresiniz: *

* (E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır.)

Yorum: *

Güvenlik Sorusu:
Türkiye'nin başkenti neresidir?