İNSANLIĞIN KURTULUŞ MANİFESTOSU...51...

Özgür DENİZ - 28.02.2026

Nietzsche ne diyordu? ‘’Bir insan üzülmeyi bırakıp akıllanmaya başladığında, ondan korkun, zira söyleyecekleri canınızı çok kötü yakabilir.’’ Farklı boyutlardan bu sözü dip derinliğine dek teşrih masasına yatırsanız içinden neler çıkar acaba? (((Dehşetli tehlikeleri vardır, büyük korkular vardır, taammüden işlenen bir cinayet vardır. Neyse derin mevzu.))) Hani Anton Çehov da şöyle diyordu: ‘’en tehlikeli insan tipi, az anlayan, çok inanandır.’’ İnsanlar niye akıllarını kullanmaktan korkarlar? Yahut kullanamıyorlarsa, niye kullanabilmek için gayret göstermezler. Öyle ya bir şey var diye hemen onu kullanabilirsin diye bir şey yok yani normaldir ama kullanmak için çaba göstermen şarttır. Oysa akıl, kaderin atıdır. İnsan onunla kaderini ilmek ilmek dokur. İnsanı, insan yapandır o. O olmasa, insanın olmasının hiçbir manası olmazdı ki. Zira insana bir sorumluluk yüklenmişse ve insan o sorumluluğu tolere etmişse, akıl sayesindedir. İnsan hesap soruyorsa ve hesap verecekse o var diyedir. Sorumluluk yükleyen, insanın aklı olduğu için yüklemiş, sorumluluğu tolere eden aklı olduğu için tolere etmiştir. Akılsız olmanın, akılsız hayvandan farkı nedir? Akılsız olmak, sürü gibi güdülmektir. Mal gibi muamele görmektir. Geçelim! İnsanları, onların daima hüzünlenecek, acı çekmelerini ve üzülmelerini sağlayacak dünyalara götürmek çok güzel de mi? Çünkü kalplerini hep acıya odaklı kılacaklardır, beyinlerini ise hiç kullanmayacaklardır. Dünyanın münhasıran acıdan ibaret olduğunu sanacaklardır. (((Ki, kuşkusuz böyledir ama orası farklı bir mevzudur ve izahı yapıldığında haddizatında düz algılandığı gibi olmadığı da malum olacaktır yani kaotik bir yerdir orası ve belki birgün dünyayı ve acıyı da teşrih masasına uzatırız.))) Herkesi sürüden biri olarak algılayıp, güdülecek mal gibi gördüğümüzde sonsuz yanılırız ve gün gelir öyle bir yakılırız ki, yanığın acısı son nefesimizde dahi damağımızda hissedilir. Biz istiyoruz ki, bu dünyada hissetmek ve anlamak, işe yaramayacağı zamanda olmasın, gerçekten bir işe yarayacağı zamanda olsun ki, ruyi zemini cennete tedvir eylemeye vesile olsun çendan. Biz istiyoruz ki aklımızla yönümüzü bulalım, acılarımızla sağılmayalım. Hatta acılarımızı ucuza satmayalım. Ha bir de o var, acılarımızın kıymetini bilelim, madem çekiyoruz yahut çekmek zorunda kalıyoruz, bari onları ucuza satmayalım. Çünkü acılarını ucuza satmak karaktersizliktir, şerefsizliktir. İnsan aklını kullanmaya başlamadan önce, aklımızı kullansak çok iyi bir şey yapmış oluruz naçizane fikrimce.

Tarih: 28.02.2026 Okunma: 15

YORUMLAR

Yorumunuzu ekleyin.

İsim: *

E-posta Adresiniz: *

* (E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır.)

Yorum: *

Güvenlik Sorusu:
Türkiye'nin başkenti neresidir?