İNSAN BİTKİ OLABİLİR Mİ?

Lütfiye Kader - 22.11.2020

Doğada her şeyin bir kullanım ömrü vardır. Çünkü kullanım ömrü biten şeylerde yeni kullanım alanları açılır. Su akar yolunu bulur derken yeni bir oluşumun habercini verir bu deyim.  Eşya ve araçlar için artık işlevini kaybetti derken, yenisinin ihtiyaç olacağını anlarız. Artık çok yaşlandı hiç bir şey yapamıyor derken, bilimsel doğal gerçeklerden bahsederiz. Doğa, bize bütün bunların doğal seçilim ve sürdürülebilir olmanın gerekçelerini de kendiliğin den sunar.

Canlıların tüm kalıtsal özellikleri sadece küçücük bir hücrede saklıdır. Hücrenin içinde ki tüm yaşamsal faaliyetler, o canlının yaşamını etkiler. İnsanoğlu Dünya’da yaşamı kendi lehinde etkileyebilecek her türlü bilim ve teknolojiyi kullanarak, her gün yeni bir şeyler yaratıyor. Canlıların geçirdiği elişim süreçleri o kadar hızlandı ki, doğal evrimleşme süreçlerini bile kısaltma yolunda gelişmeler var. Bunlardan biri yapay zekâ. 3G,4G teknolojileri derken 5G teknolojisi, bazı ülkelerde kurulum aşamalarını tamamlıyor. İletişimin çok hızlı olması 5G ‘nin en büyük özelliği.

Örneğin Qualcomm firması yaptığı testlerde saniyede 4,5 gigabayt hızlara  ulaşıldığını açıkladı. Ancak bu ulaşılan en yüksek hız. Ortalama hızın saniyede 1,4 gigabayt olduğu belirtiliyor ki, bu bile var olan en hızlı 4G iletişiminden 20 kat hızlı bir teknoloji. Yüksek çözünürlüklü bir filmi indirmek ortalama  süratlerle yalnızca 15 saniye sürecek. İnternet sitelerinin  yüklenmesinde yaşanan gecikme süreleri de, dramatik şekilde azalacak. Bir    siteye ulaşmak için veriler farklı servis sağlayıcıları ve fiziki merkezlerden geçmek zorunda. Günümüzde 50 ila 100 milisani  yelik gecikmeler normal kabul ediliyor. Bu alanda da yeni teknolojiler barındıran 5G ile gecikme süresi birkaç milisaniyeye inecek.

Peki, bu kadar hızlı olmak, sadece sitelerden filmi hızlı indirmek için ya da iletişimi daha hızlı yapmak amaçlı olabilir mi?                             Bize kazandıracağı şeyler kadar, kaybettireceği şeyler de yok mudur?

Sağlığı bir yana bıraksak bile hızlı bir iletişim ağında bulunmak, bir yerde kontrolü elde tutmak anlamına da gelir bana göre.                       Peki, bu bizim hakim olamadığımız veriler ve bilgiler bazılarının işine yaramasa, ne için bu  kadar hızlılığı tercih etsinler!

    Dünya’nın bir ucunda hapşırsanız, öbür ucunda çok yaşa diyecek insanlar  olacak. Bu hız bizim anatomik yapımızı da etkileyecek. Belki hız endeksli  yeni canlılar yaratılacak!

    Hızlı olan her maddede hacimsel durum küçüktür. Bir kamyonla bir otomobilin, aynı süratle yol aldığı zaman kamyonun hâkimiyetinin ne kadar güç olduğunu, ya da bir çıtanın çevikliğinin, ayının çevikliğinden daha fazla olduğunu bilmemiz, olayı görmemiz açısından çok önemli. 

Buna göre; yapay zekâ insanoğlunun genetik yazılımlarına girerek, insanın doğal formatlarıyla oynayabilmesi de mümkün görünüyor. Evrimin milyonlarca yıl önce doğada ve canlılarda yaptığı değişimlerini, yapay zekâ ile belki de süreci çok kısaltarak etkileyebileceğini öngörebiliriz.

Başka bir yazımda bilim insanlarının şimdiye kadar bulabilecekleri en büyük buluşun, tüketici olan hayvan (insan) ların, üretici olma potansiyelini kazandırmak olmalıdır diye ütopik (hayali)bir fikrimi açıklamıştım.

Yani; İnsanın da üretici olan yeşil bitkiler gibi, klorofil taşıma yeteneğine kavuşması.  Yeşil bitkiler klorofilleri sayesinde güneş enerjisini, karbondioksiti ve suyu kullanarak bünyelerinde besin yaparlar. Biz de onları sebze, meyve olarak yiyerek besleniriz Bitkilerin besin yapabilmesi için mutlaka 3 şey gereklidir. Karbondioksit, su ve güneş enerjisi.

Neden olmasın?

İyi bir pencereden bakarsak, kıtlık olmayacak, savaş olmayacak, doğa rahat bırakılacak,  insanlar bedenlerinde kendi besinlerini yapabilecekler, hastalıklarını tedavi edebilecek, bünyelerinde yazılım programları olduğu için sağlıklı olacaklar, sağlık sistemine ihtiyaçları kalmayacak, hızlı iletişim kurabilecekler ama, bunlar için vücut anatomileri yapay bir evrimleşmeye evrilecek.

 Bugün Dünya’mız, ülkemiz ve İzmir’imiz su ve kalite yönünden     fakirleşiyor sürekli. Karbon ayak izimiz, tüketim zinciriyle katlanıyor   ve iklim krizini tetikliyor. "Yılda bir ton karbondioksitin etkisine   eşdeğer metan salıyorlar “ diye Avustralya ‘da 10   bin deve     öldürdüler. Ne kadar hacmi küçültürsek, kaynaklar o kadar yeterli olur     fikri, mantıksal olarak doğru ama etik olarak iç açıcı değil.

     Uzaylıların varlığı tezini güçlendirecek yeni keşifler yapıldı. Alanında öncü sayılabilecek yapay zekâ teknolojisi, uzaydan gelen ve kaynağı bilinmeyen çok sayıda radyo sinyali yakaladı. Yapay zekâ teknolojisi, 400 terabaytlık  kayıtlı veriyi kontrol ederek radyo sinyallerini tespit etti. Karakteristik patlamalara odaklanması için programlanan teknoloji, insanlardan daha hızlı tespit  yapabiliyor. Yapay zekâ teknolojisi ile saptanan radyo sinyalleri,  Astrophysical Journal dergisinde de rapor olarak yayınlandı.(Milliyet.com.tr)

   Uzaylı deyince küçük yaratıklar hemen gözümüzün önüne geliyor. Bilim insanlarına ve medyaya düşen fotoğraflara göre; koca kafalı, kocaman gözlü ama küçük vücutları olan akıllı ve gelişmiş yaratıklar olarak kabul ediliyorlar. Uzayın başka bir aleminden gelen ve çok hızlı iletişim kurdukları söylenen bu canlılar belki de bizden çok yıllar önce evrimleşmiş, bir gezegende yaşıyorlardı.

Bütün bu gelişmeler 5 G ‘nin gerekçelerini de puzzle ‘ın parçaları olarak bize tamamlatıyor. Bilime ve teknolojiye inanan biri olarak bu gelişmeler 21 YY ‘ın çığır açan buluşları.

Albert Einstein, bilimle uğraşırken atom bombasını insanlar ölsün diye bulmadı. Bilim ve teknolojinin insanlığa yararı olacak her gelişme beni de insanlığı da mutlu eder. İnsanlığı kontrol altında tutarak özgürlüklerini alan her buluşa da karşıyım.

                                                                                                                                                                      06.11.2020

                                                                                                                                                                Lütfiye KADER

                                        Emk.Uzm. Fen Bilimleri Öğretmeni

Tarih: 22.11.2020 Okunma: 692

YORUMLAR

Yorumunuzu ekleyin.

İsim: *

E-posta Adresiniz: *

* (E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır.)

Yorum: *

Güvenlik Sorusu:
Türkiye'nin başkenti neresidir?

Birce

24.11.2020 - 04:35

İlginç yorumlar ve bakış açısı. Bitki insan süper fikir.