← Tum Kitaplar
On Kapak Arka Kapak

HENÜZ İŞTAHIN VARKEN

Yazar: İsmail Hakkı Cengiz

Konu: Obezite, her geçen gün büyüyen bir tehlike!

Slogan: Cenneti bu dünyada yaşıyoruz.

Sayfa: 16 / 43

Okunma: 653

Hâl böyle olunca, bu uygulamada iki türlü zarar var: Birincisi, çok büyük bir para vermişsiniz, önünüze konan her şeyi bitirmeye çalışıyorsunuz. Dolayısıyla, serpme kahvaltıya gittiğinizde, “doymadan kalkmak” ilkesini askıya alıyorsunuz. Tıka-basa hatta tıksırıncaya kadar yemek “zorundasınız”! Bu, başlı başına büyük bir facia… Haddinden fazla şeker, un, yağ, tuz almak “zorunda” kalıyorsunuz… Vücuda büyük zarar veriyor, sağlığınıza ihanet ediyorsunuz.

Tıksırıncaya kadar yemekle bile serpme kahvaltıda önünüze konanları bitirmeniz mümkün değil. Artan yiyecekleri, reçel, bal, şokola, peynir, zeytin, yağ… Vs. bunları paket de yapamazsınız.

İşte, serpme kahvaltının ikinci ve ruha ıstırap veren büyük sakıncası da burada ortaya çıkıyor; akıl almaz israf. Masaya konanların büyük bir bölümü masada kalıyor ve tekrar kullanılma imkânı olmadığından hepsi çöpe atılıyor.

Çözüm!

Serpme kahvaltı, “açık büfe” şeklinde uygulanmalı ve müşteri, seçeceği her bir yiyecek için ayrı ödeme yapmalı. Böyle yapmayan kahvaltı mekânları asla tercih edilmemeli ve toptan fiyat uygulayan yerlere gidilmemeli!

Günah!

Büyük günah!

Doymadan Kalkmanın Bir Sebeb-i Hikmeti Daha

Midemizde, daima biraz boş yer olmalı!

Çünkü yemeklerden sonra çay-kahve içiliyor… Meyve-tatlı hatta pasta yendiği oluyor. Bunlar, zaten istiap haddi dolu olan mideye girdiğinde, midenin, vücudun tepkisi ne olur?

Herhalde, mide de bedenin bütünü de hiç mutlu olmaz!