Bence, Ramazan dışında yine üç öğün sofraya oturulmalı. Sabah kahvaltısı, abartılmadan, bir dilim ekmekle yapılmalı. Bir dilim, yani 200 gramlık ekmeğin sekizde biri kadarıyla, 25 gramlık bir dilimle…
Öğlen ekmeksiz bir kâse çorbayla yetinilmeli. Akşam ise yarım porsiyon ana yemek ve salata ile üç öğün tamamlanmalı. Bunlara ara öğün olarak bir porsiyon meyve ve bir avuç kuruyemiş eklenebilir.
Günlük yeme içme faslı, en geç akşam 8’de bitirilmeli.
Evet, yatağa biraz aç girilmeli. Böylece hem uykumuz daha rahat olur hem de dünyada aç yatan milyarların halini anlayabiliriz. Onlara katılmış oluruz. Bu, ruhen ve bedenen olgunlaşmamıza yardım eder.
Yemek… Şuursuzca Tüketmek!
Yemek deyince, tabii ekmeği de içine katmak lâzım!
“Sofradan doymadan kalkınız” diyen bir Peygamber’in ümmeti…
“Henüz iştahınız varken elinizi yemekten çekin” diye buyuran Peygamber’in ümmeti!
Etrafınıza bir bakın bakalım, “doymadan, daha iştahı varken sofradan kalkan, yemekten elini çeken” var mı? Kaç kişi?
Obezitede Avrupa birincisiyiz!
Hz. Muhammed’i salâvatsız anmayanlar, Hz. Peygamber’e sevgililer sevgilisi, âlemlerin Efendisi diyerek eşsiz sevgi, saygı ve sadakat gösterenler, güya; sıra buyruklarına uymaya gelince, nerede saygı, nerede sevgi, nerede sadakat?
Riya!