Gerçekten de her yerde, bütün Balkanlarda Türklere rast geliyorlardı. Çağrı, hemen hemen ziyaret ettikleri her Balkan ülkesinde bir veya iki kitabını hediye olarak bıraktı.
Balkanları ziyaret, bir Türk için çok faydalı, çok ufuk açıcı ve Çağrı'ya göre çok elzemdi. Buraları her Türk, mümkün olan en genç yaşlarında görmeliydi. Yabancı ülkelerde değil de sanki Türkiye'nin batıya doğru uzantısı olan bir coğrafyada geziyordunuz! Selanik'teki Atatürk evi, Makedonya-Manastır'daki, Atatürk'ün eğitim gördüğü Askerî Lise, Manastır'ın yanı başındaki Resneli Niyazi Konağı çok tanıdık geliyor, her yerde Türkçe konuşanlarla karşılaşmak, sizi kendi evinizde gibi hissettiriyordu. Bu hal, Çağrı'yı çok etkiledi. Gezi boyunca not tuttu.
Balkanları ziyaretten döndükten sonra, 13 sayfa hacminde bir ?Balkanlar raporu? yazdı. Raporda, Balkanların dünü, bugünü özetleniyor. Geleceğinde, Türkiye'nin etkisi, Türk insanına sunduğu imkân ve fırsatlar, Türkiye ve Türklerle bağları, neler yapılabileceği, uyarılar ve öneriler bulunuyordu. Çağrı, bu raporu, yakında çıkarmayı düşündüğü, Türk Kimliği? adlı eserine koyacaktı.