Cengiz güldü:
- Olayları dramatize etmekte üstümüze yok, dedi.
Şu küçücük açıklama Çağrıyı inanılmaz derecede sakinleştirdi. Gerçek bir ilaç, hastayı tedavi eden bir ilaç gibi geldi. Cengiz'e içtenlikle teşekkür etti. Birbirleriyle daha da yakın dost oldular.
Belki de Çağrı'yı sakinleştiren, rahatlatan şey, Cengiz'in kısa yorumundan çok ilgiyle dinlemesiydi. Sorununa ilgi göstermesi, sözünü kesmemesi, akıl öğretmeye kalkmaması, Çağrı'nın içini iyice dökmesini sağlamasıydı!
Dertli birisi karşısına geldiği zaman, insan ne feci hatalar yapıyor: Ya ona çözüm önerileri sunuyor, tavsiyeler, nasihatler, akıllar veriyor veya onu dinlemeyi bırakıp kendi dertlerini anlatmaya başlıyor, dertlerini yarıştırıyor. ?Duygudaşlık? kuramıyor. Ona sorunlarını anlatan eşi, dostu, arkadaşı ondan çözüm beklemiyor, ona içini dökmek istiyor. Sadece kendisini dinlemesini, sözünü kesmeden dinlemesini istiyor. Türkçede ne güzel bir deyim var: İçini dökmek!