Haziran ayı başında kitabının çıktığını duyurdu. Bütün sosyal medya mecralarını kullandı. Her fırsat ve imkândan yararlanmaya çalıştı. Her vesileyle, tekrar tekrar kitabının tanıtımını, resmiyle birlikte yapıyordu. Yakın ve uzak çevresinden duymayan, görmeyen kalmamıştı.
Sosyal medyadan, tebrik? yağıyordu. ?Okuru bol olsun? duaları sağanak sağanaktı. Bunlara bakınca, Çağrı umutlandı. Tebrik ettiklerine, okuru bol olsun dediklerine göre, kendileri de o bol okurun içine gireceklerdi, herhalde!
Hayır, öyle olmadı. İnsanlar kitap satın almak, bir arkadaşına, bir yakınına destek olmak konusunda çok nazlıydılar. En güvendikleri, en yakınları bile nazlanıyordu.
Hayretler içinde kaldı, hafakanlar bastı. Nasıl böyle bişey olabiliyordu? Bu kitap tecrübesinden Çağrı'nın öğreneceği, kavrayacağı çok ders vardı anlaşılan?
Öte yandan, haklarını yememek lâzım, hiç nazlanmayan dostları da vardı: Oğlu Günhan, kızı Neslihan, duyar duymaz kitabı almışlardı. Sonra kardeşleri birer tane ve kız kardeşi Çiçek'in kızı Umay iki tane birden almıştı. Kayınbiraderi Seçkin almıştı. Bunlar aile bireyleriydi.