Bu soruya verilen en yaygın cevap; “çünkü rüyalarımızın çoğunu uykunun en derin evresinde görüyoruz. Sabah uyanınca bu rüyaları hatırlamamız imkânsız hale geliyor. Sabah hatırladığımız rüyalar ancak uyanmaya yakın dönemde gördüğümüz rüyalardır.”
Google’a sorunca, sayfanın en üstünde çıkan cevap şöyle: “Bilim insanlarına göre rüya anında çalışan beyin bölgeleriyle hatırlamayı sağlayan sistemler aynı anda aktif olmuyor, bu yüzden rüyalar belleğe tam olarak kaydedilemiyor.”
Gestalt Terapi’nin cevabı ise daha başka… Prof. Dr. Nilüfer Voltan Acar’ın aynı adlı kitabındaki (Nobel yay.), rüyayla ilgili açıklamalar ve sorunun cevabı şu şekilde:
“Rüyalar, rüya görenin ‘şimdi ve burada’ oluşunun bir ifadesidir. Eğer rüyayı gören, rüyasının tüm yönleriyle çalışırsa, bu çalışma, rüyayı görenin varoluşunun kapsamlı bir şekilde açıklanmasıdır. Perls’e göre rüya, ‘bütünleşmeye giden görkemli bir yoldur.’ Rüyalar, bitirilmemiş işleri simgelemektedirler. Eğer rüya hatırlanmazsa, yaşamla ilgili ne hata varsa reddediliyor demektir” (S.109)
Son cümle bana çok ilginç ve çarpıcı geldi. Bildiğiniz gibi, uykuya dalınca, uyanıkken bastırdığımız bilinçaltımız serbest hale geliyor. Böylece, kendimize itiraf edemediğimiz arzular, tutkular, özlemler, pişmanlıklar su yüzüne çıkıyor. Yukarıda da açıklandığı gibi, rüyalar simgelerden ibarettir. O simgeler bize ruh halimizi, bastırdığımız duygu ve düşünceleri hatırlatıyor ve hatta yaşatıyor. Bu sayede, gerilimimiz düşüyor, sinirler yatışıyor, zihnimiz rahatlayabiliyor. Söz gelimi, amirimize söyleyemediğimiz sözleri rüyada söyleyebiliyor, yuttuğumuz öfkeyi rüyada dışa vurabiliyoruz.
Öte yandan, günlük hayatta yaptığımız ama kabul etmeyi içimize sindiremediğimiz hataları, içimizi kemiren pişmanlıkları da kendi kendimize itiraf ediyoruz. Eğer bunları uyanınca hatırlarsak, bilinçli halimizde de kabul etmiş olacağız. Hatırlamayı seçmezsek, hatalarımızı reddetmeye devam ediyoruz demektir. Yani Gestalt Terapi’ye göre, rüyaları hatırlamamak bizim tercihimiz!
Bu görüşe katılıyorum. Eğer istersek rüyalarımızın büyük bir bölümünü hatırlayabiliriz. Bunu, yetmiş yıla yakın bir ömrün tecrübesiyle söylüyorum. Rüyalarınızı hatırlamak isterseniz, onlara önem verdiğinizi kendi kendinize telkin edin. Gece yatarken, “sabah uyanınca rüyalarımı hatırlayacağım” diyerek uykuya dalın. Başucunuzda kâğıt ve kalem bulundurun ve uyanır uyanmaz rüyalarınızı not edin.
Bir dönem bunları yaptım ve otuz gün boyunca her sabah rüyalarımı hatırlayıp not ettim. Rüyaları hatırlamanın bize ne faydası olur?
Bir kere, kendimizi daha iyi tanımamızı sağlar. Bilinçaltının derinliklerinde neler yaşıyoruz onları öğretir. Gün içinde, bazen, “niçin böyle yaptım? Niçin böyle davrandım?” diye kendimizin bile anlayamadığı davranışların kökenine ışık tutabilir.
Rüyalardaki simgeler sayesinde, gün boyu niçin gerginiz, bu sebepsiz öfke nereden geliyor anlayabilir, çözebilir, kaynağını öğrenerek tedbir alıp sorunu giderebilir, büyük bir rahatlama sağlayabiliriz.
Rüyalardan aldığımız veriler sayesinde ruh sağlığımızı kazanarak başta en yakınlarımız olmak üzere bütün çevre ve evrenle sağlıklı ilişkiler kurabiliriz. Bu sayede, fiziksel, zihinsel ve ruhsal olarak son derece sağlıklı bir hayata kavuşabiliriz.
Son söz olarak; rüyalarınıza önem ve değer verin derim.
x x x
İLGİLİ YAZILAR
Kendinle YÜZLEŞMEYE Bir Davet!
Kendini Üstün Görmek, Küçümsemek ve Küçümsenmek
x x x
ÖNERİ VİDEO
Zorlanan BEYİN Alzheimer'e Meydan Okuyor
Rüyaları Neden Hatırlamıyoruz?
İsmail Hakkı CENGİZ - 05.03.2026
Tarih: 05.03.2026
Okunma: 12
YORUMLAR
Yorumunuzu ekleyin.