Çocukluk ve gençlik dönemimizde Sandıklı’da beş mahalle vardı. Bunlardan biri, benim çocukluğumun da 3 senesinin geçtiği, adını tarihî Kale’den alan, Hisar Mahallesi’ydi.

Türkiye Kültür Portalı adlı internet sitesinde, Hisar’la ilgili şu bilgi var: Germiyan Sultanı I.Yakup Bey tarafından yaptırılmıştır (1325). Eski Tunç Çağı'ndan beri yerleşim yeri olan höyük üzerine sur ile çevrilmiş küçük bir kale olup, şimdi yalnız 8-10 metrelik sur duvarı parçası kalmıştır.

Bu bilgiden, mevkiin, neredeyse, insanlık tarihiyle yaşıt bir yerleşim yeri, Hisar’ın ise, 700 yıllık bir mazisi olduğu anlaşılıyor. Kısaca, Sandıklı’nın ilk yerleşim yeri HİSAR Mahallesi’dir. Hâl böyle olunca, bu mahallenin, Sandıklı’nın merkezi olması beklenir. Fakat maalesef, Hisar Mahallesi, Sandıklı’nın kenarı gibi algılanır.

Bu algıdan olsa gerek, ilçenin en kıymetli, en önemli noktası olan Hisar da kıyıda-köşede hatta “sapa” bir nokta gibi görülür.

KIYMET, EHEMMİYET, MEDENİYET YOL DEMEKTİR

Sandıklı’yı, başta, ilçesi olduğu AFYONKARAHİSAR iline bağlayan, oradan İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlere ulaştıran, o büyük şehirleri de Antalya ve Denizli gibi diğer büyük şehirlere bağlayan anayol ve demiryolu Hisar’dan epey uzaktadır. Anayol, ilçenin güneyine düşmektedir ve şehir oraya doğru ve o yolun çevresinde gelişmektedir. Hisar için en büyük talihsizlik budur. İlçe sakinlerinin ve misafirlerin işi ve gözü hep güneydedir!

Hisar’ın diğer talihsizliği ise, oraya çıkmak için, araçların ulaşabileceği doğru-düzgün bir asfalt veya beton yolun olmamasıdır.

Sandıklı Belediye Başkanlığı Hisar’a el atmış. Etrafını, istinat duvarlarıyla çevirmiş. Belediye’nin internet sitesindeki ilgili haberde, “yapılacak olan peyzaj çalışmaları ile hem tarihin korunduğu hem de yapılacak olan sosyal tesisleri ile hemşehrilerimizin uğrak yerlerinden birisi olacak” müjdesi veriliyor. Bu müjde bizi elbette çok sevindirdi. Tabii önce, çok düzgün bir yol yapılmalı.

DAHA ÖNCE DE DÜZENLENMİŞTİ

Hisar’ın bulunduğu geniş tepe, geçen yıllarda da çay bahçesiyle, oturma yerleriyle, havuzuyla mesirelik şeklinde düzenlenmişti. Oradaki güzelliğe, canlılığa bendeniz de birkaç defa şahit olmuştum. Hatta bu etkin kullanım, aralıklı olarak birkaç defa tekrar etmiş fakat devamlılığı sağlanamamıştı. Hisar’ın mazisini hatırlayınca, oraya ilginin yine geçici olabileceğinden endişe duyuyorum.

HİSAR, SANDIKLI’NIN EN PAHA BİÇİLEMEZ YERİDİR

Çünkü hem antik bir yerleşim yeri hem Türk ve İslam kültürünün Sandıklı’daki ilk ve en önemli eseridir. Hisar’ın diğer çok önemli özelliği; dört bir tarafından bakıldığında, çok geniş bir manzara imkânı sunması… Böyle, 360 derecelik bir görüş açısı sunan, yüksek bir mekân, Türkiye’de hatta dünyada bulmak gayet müşküldür. Hisar, ayrıca, çam ağaçlarıyla kaplanmış olduğundan hem doğal bir güzelliğe hem de bol oksijenli bir atmosfere sahiptir. Hisar’a, bu eşsiz nitelikleri dikkate alınarak, üstün bir şuurla yaklaşılmalı ve ona göre kıymetlendirilmelidir.

Yapılacak olan çalışma ve tesisler, Hisar’ın antik ve tarihî özelliklerini yansıtırken, bugünün ve geleceğin ihtiyaçlarına hitap edecek biçimde, geniş ufuklu bir plan dahilinde ele alınmalıdır. Alanın turist çekecek bir cazibe merkezi olması için çaba gösterilmelidir. Öyle ki yerlilerimizin sık sık gelmek isteyeceği bir mekân olurken, şehre gelen konukların merak ettikleri, mutlaka uğrayacakları, Konya’nın Meram Bağları, Eskişehir’in Şelale’si gibi “gezilecek-görülecek bir yer” olmalıdır.