Tolstoy, SAVAŞ ve BARIŞ, Kandırmak ve Aldanmaktan Zevk Almak

İsmail Hakkı CENGİZ - 15.05.2021

Kimi eleştirmenlere göre, dünya edebiyatının en büyük romancısı Tolstoy, eserinde, savaşı da barışı da müthiş ayrıntılarla gözler önüne seriyor.

Savaş; ölüm, sakatlanma, vahşet, katliam, facia, korku, yıkım, felaket, tüketim, tüketmek, tükenmek… O sadece anaları değil, babaları, çocukları da ağlatıyor.  

Barış; hoş, güzel, aşk-meşk, sevgi, muhabbet, eğlence, doğum-üremek, üretim, sanat, edebiyat, spor, eğitim, gelişme… Fakat barışta da sıkıntılar, rekabetler, kıskançlıklar var. Ülke içinde, birbiriyle dalaşmalar, tuzaklar, entrikalar dönebiliyor.

Roman, “barış”a barış diyebilmek için, gerçek bir BARIŞ ikliminin yaratılması gerektiğini düşündürüyor. Her bir ferdin bütün diğer fertlerle barış içinde yaşadığı, herkesin birbirini affettiği, herkesin birbirine “hoşgörü” ile baktığı bir ev, mahalle, çarşı, kasaba, il, ülke ve dünya!

Romanın birinci cildinden, bana çok ilginç ve manâlı gelen iki küçük bölümü sizlerle paylaşacağım: 1805 yılındayız. Avusturya topraklarında, Napolyon’un kumandasındaki Fransız ordusuyla, İngilizlerin, Almanların ve Avusturya’nın desteklediği Rus ordusu muharebe etmektedir. Çar’ın da cephede bulunduğu Rus ordusu ağır ve utanç verici bir yenilgi alır.

YORUMSUZ

“Yaşlı prensin okuduğu gazete, her zamanki gibi, kısa, üstü kapalı olarak Rusların parlak zaferlerden sonra nasıl geri çekilmek zorunda kaldıklarını ve bu geri çekilişi ne kadar da muntazam bir düzenle gerçekleştirdiklerini söylüyordu. Yaşlı prens, bu resmî raporla Rus ordusunun yenilmiş olduğunu anladı.” (Sayfa 275)

…

“Onu şaşırtan tek şey Elen’in geçen iki yıl süresince başarıyla edindiği, ‘büyüleyici bir kadın, güzel olduğu kadar da zekî’ namıydı. Elen bir tür güç haline geldi. Elen’in ne kadar aptal olduğunu bilen Piyer, tuhaf bir şaşkınlık ve tedirginlikle, akşam yemekleri ve gece eğlencelerinde politika, şiir ve felsefe üzerine dönen sohbetleri dinlemeye başladı. Bu suarelerde, hilesi her an ortaya çıkacak bir sihirbazın huzursuz beklentisine benzer bir duygu yaşıyordu. Ama ya aptallık başarıyla kotarılan böyle suareler için birincil ihtiyaç olduğundan veya tüm bu kandırılan insanlar aldanmaktan büyük bir haz aldığından, kimse bu hilenin farkına varmıyordu. ‘Büyüleyici kadın’ namı Elen’e öyle ısrarla yapışıyordu ki Elen’in en budala, en bayağı söylemlerinde bile herkes her kelimeyi coşkuyla dinliyor ve bu sözlerden Elen’in hayalini bile kuramayacağı derin anlamları hevesle bulup çıkarıyorlardı.” (Sayfa 300)

x   x   x

TAVSİYE

https://www.youtube.com/watch?v=Om6MVSsn1g0

SARIKAMIŞ, Arif Nihat ASYA

Tarih: 15.05.2021 Okunma: 187

YORUMLAR

Yorumunuzu ekleyin.

İsim: *

E-posta Adresiniz: *

* (E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır.)

Yorum: *

Güvenlik Sorusu:
Türkiye'nin başkenti neresidir?

özgür deniz

16.05.2021 - 07:19

Tolstoy gerçekten manyak bir düşünür ve yazar. bir efsane dense yeridir. derinliğiyle üslübuyla hamulesiyle fevkalede. ayrıca ahlakçı bir Ananrşist sayılır. yani tabir caizse Allah''lı bir Anarşist. çünkü o insanların ortak mülkelerine çöküp mülkü tekelleştiren havas takımına isyan eden biriydi. tabi sadece mülk boyutunda değil her boyutta isyankardır. hürriyetin tahdit edilmesine de isyan ediyordu. savaş ve barışı da çok güzel bir kitap. baya kitabını okudum sayılır. aklımda en çok kalan hangileri dersem; HAYAT ÜZERİNE DÜŞÜNCELER ve İNSAN NE İLE YAŞAR ama en çok kalan HAYAT ÜZERİNE DÜŞÜNCELER dir, tabi mahiyetleri ile aklımda kalan bunlar, böylesi bir kitabı değme islamcılar dahi yazamazlar. kitap ayrı bir derinliğe sahip. akla kolay gelmeyecek düşünceler var. zenginleştiren bir kitap. gerçi o kadar derinliğe zaten malum tipler inemezlerdi. ki, bu topraklar zaten düşünce yönünde kısır topraklardır. gerçi düşünce kuduz köpek, düşünen de vebalıdır bu topraklarda. öyle olunca yani düşünce takdir göçrmeyince uçup gitmiştir hep başka topraklara. Yusuf Has Hacip diyordu ya; İLİM TAKDİR GÖRMEDİĞİ YERDEN ÇEKER GİDER diye o misal. gidebilen gitmiştir, gidemeyen de acıyı bal eylemiş yaşamak zorunda kalmıştır. ayrıca Tolstoy Tanrı ile aldatmaya da karşıydı. ama maalesef bizler Allah ile aldanmaktan ve aldatmaktan büyük bir haz duyan toplumuz. özümüzde kendini basitleştiren bir toplumuz. söylenecek çoooooooooook şey varda, neyse.

özgür deniz

16.05.2021 - 07:20

tüm kalbimle bilincimle içtenliğimle samimiyetimle sonsuz teşekkürler saygıdeğer paşam saygıdeğer ağabey, böylesi bir büyük beyini hatırlamamıza vesile olduğunuz için. derin saygılar selamlar inşaAllah.

İ. Hakkı Cengiz

16.05.2021 - 12:47

Tolstoy''un bütün eserlerini bildiğimi ve çoğunu okuduğumu sanıyordum. "Hayat Üzerine Düşünceler" adlı eserini ilk defa duyuyorum. Bulup okumaya çalışacağım. Tolstoy hakkındaki görüşlerinize katılıyorum. Yorumlerın için çok teşekkür ederim, can kardeşim. Selâmlar...

özgür deniz

16.05.2021 - 17:36

eyvallah inşaAllah saygıdeğer paşam saygıdeğer ağabey. aynı duygu ve düşüncelerle kalben bilmukabele. o kitabı gerçekten muhteşem. derin saygılar selamlar.