Doymadan kalkmakla hiçbir kaybınız olmadığı gibi sayısız kazancınız olduğunu kanıtlayalım:
Bir kere, “doymak” fiiline verdiğiniz anlam yanlış olabilir mi? Doymak, karnımızı tıka-basa “şişirmek” midir?
Onun yerine midede biraz boşluk bırakmak çok daha akıllıca olmaz mı? Çünkü yemekten sonra da büyük bir ihtimalle çay-kahve, tatlı, kuruyemiş ve meyve faslı olacaktır. Onlarla birlikte dolu mide ne hale gelir?
İkincisi, ne kadar az yemek yerseniz; o kadar az şeker, o kadar az tuz, o kadar az yağ, o kadar az kimyasal ilaç artığı ve mikroplastik alırsınız. Bu azalan zararlar size ne olarak döner: SAĞLIK!
Az yemeyi alışkanlık haline getirdiğinizde, hafiflemeye ve incelmeye başladığınızı hemen fark edeceksiniz. Vücudunuz, ruhunuz, sinirleriniz ve zihniniz sükûnet bulacak, hafifleyecek… İnceleceksiniz! incelik, kulağa ne hoş geliyor! Kendinizi uçacak gibi hissedeceksiniz. Varsa ilaçlarınız azalmaya başlayacak. Yoksa, çok ileri yaşlara, belki ölene kadar ilaç kullanmayacaksınız. Sağlıklı bir hayat! Bundan daha değerli bir mükafat olabilir mi?
Üçüncüsü, yapabilmenin BAŞARI DUYGUSU, zihnimize, ruhumuza müthiş olumlu uyarılar gönderir. Hayal gücümüz zenginleşir, moralimiz yükselir. Kendimizi her açıdan çok daha zinde ve enerjik hissederiz.