TOPLUMSAL SORUNLARIMIZ İNANÇ EKSİKLİĞİ Mİ, İNANÇ BAĞIMLILIĞI MI?

Lütfiye Kader - 14.01.2022

TOPLUMSAL SORUNLARIMIZ İNANÇ EKSİKLİĞİ Mİ, İNANÇ BAĞIMLILIĞI MI?

 İnanç: Bir düşünceye bağlı bulunma, güven duygusu, görüş, öğreti, din, akide, iman ve itikat anlamlarına gelir. İnanmak kısaca doğru olduğunu sanmaktır. Bir kişinin bir şeyin gerçek olduğunu onaylamasıdır.

 Bilimsel bilgi her ne kadar deney ve gözlemlere bağlı olarak elde edilen bir bilgi türü olsa bile değişkendir. Öznel düşünceler, bilimsel bilgi niteliğinde değildir. Bilimsel bilgiler kişiye göre farklılık göstermez. Her koşulda herkes için farklılık gösteren bir bilgi türü olarak ifade edilebilir. Bilimsel bilginin gözlemlenebilir olması gerekmektedir. Bilimsel bilginin en bilinen özelliklerinden birisi de eleştirel olmasıdır. Aynı zamanda bilimsel bilgi evrenseldir, dünyanın her yerinde geçerli olan bilgiler olarak ifade edilebilir. Bilimler empirik yani gözlemsel, deneysel bilimler ve formel (biçimsel) bilimler, yani empirik olmayan, gözlemsel deneysel olmayan bilimler olmak üzere ikiye ayrılır. Empirik bilimler doğa bilimleri ve sosyal bilimler (veya “insan bilimleri”) diye iki gruba ayrılır. Doğa bilimleri ve insan bilimleri pozitif bilimdir.

Doğa bilimleri (fizik, kimya, biyoloji ) materyalist bir zeminin oluşturduğu olguları yasa ve ilkelerle deneysel olarak çalıştığı için ölçülebilir sonuçları verir bize. Örneğin; deniz seviyesinde suyun kaynama sıcaklığı 100 C’, buzun erime sıcaklığı 0C’  dir diyerek net bir sonuç alabiliriz.

İnsan bilimlerinin temelinde sosyoloji vardır. Sosyal bilimler veya toplum bilimleri; insanın muhatabı olan her şey ile ilişkisini araştıran, olayları incelerken merkeze insanı ve insanların oluşturduğu toplumu koyan akademik disiplinler bütünüdür. (wikipedi) Sosyal toplulukların yaşam ortamlarında belli bir kural ve alışkanlıklar, hiyerarşi ve disiplin vardır.  (İnsanlar, bazı hayvanlar).

 Burada inançların, toplumsal yaşamda toplumları bilim kadar etkilediğinden yola çıkarak,  şöyle bir çıkarım yapılabilir.

Sosyal Bilimler toplumsal ihtiyaçtan doğar,  kültür ve dini inançlardan beslenir.  Doğa bilimleri ise bilgi ile beslenir. Bilginin deneyselliği ile sonuçlar çıkarır.

Sosyal bilimlerin pek çok alt dalları ve akademik disiplinleri vardır. Tarih bilimleri, İktisadi ve Ticari Bilimler, Coğrafya ve Dil Bilim. Bana göre en önemli alt dallardan birisi Dil Bilimidir.

Sentaks (söz dizimi) ,Fonetik (ses bilgisi),Fonoloji (Ses bilimi),morfoloji, biçimbilim), pragmatik (edim bilim=insanın dili kullanımını, öteki bilimlerle bağlantılı olarak ele alan dilbilim dalı.)Hukuk, Psikoloji, Sosyoloji, Antropoloji (sosyal ve kültürel),Teoloji (Din),İletişim bilimleri, Eğitim bilimleri, Sosyal hizmet, Müzikoloji, Kriminoloji (Suç Bilimi),Etnoloji (wikipedi)

Peki dini inançların bilimle ortak paydaları var mıdır?

 Dini inançlar, bir kanıt gerektirmez. Bize bir kanıt sunmazlar. Buna ihtiyaç da duymazlar. Bu yüzden bireyin fazla düşünmesi, sorgulaması ya da farklı düşünmesi, kişinin iç huzuruna zarar verdiği anlayışı esas olduğu için kişi düşünmek istemez ama öbür Dünya’da mutlu olacağına inanır.

Çünkü Yaşadığı tüm zorluklar karşısında, öbür Dünya ‘da çalışmadan üretmeden, her şeyin kendisine sunulacağı cennet garantisi vardır.  

Bilimde sorgulamak esastır. Doğa bilimleri ise bilimsel bilgiden yararlanır.

Bir iddianın bilimsel nitelikte olabilmesi için gereken ilk koşul; sorgulanabilir, test edilebilir ve çürütülebilir olmasıdır. Bilimin deneysel yapısı, eleştiri ve şüpheye tolerans göstermesi bilimi farklılaştırıyor. Bu temel ayrım noktası bilim ile inanç sistemlerini birbirinden kalın çizgilerle ayırır.

 Burada şunu iyi ayırt etmek lazımdır gerekir; Dini inançlar herkese göre farklı davranışlar ve uygulamaları getirmesine karşılık, din olgusunun değişken olmaması önemlidir. Yani dogmatiktir.

 Hâlbuki bilim değişkendir. Bilim sorgulamayı eleştiriyi gerektirir. Ama dini inançlar dinin gerektirdiği sorgulama ve eleştiri yapmayı değil, Tanrı’nın emir ve buyruklarının değişikliğe uğramamasını emreder. Bu da doğru bir yaklaşımdır.

Haftaya, geleceği parlak çok genç bir tıp öğrencisinin acı haberiyle başladık ve kahrolduk. Hepimize ders veren vasiyet niteliğindeki intihar mektubunun; annelere, babalara, bizleri yönetenlere, dinimize zarar verenlere, bundan zarar gören pek çok insanımıza ve çocuklarımıza yapılan inanç zorbalığını bize çok acı bir şekilde gösterdi.

Ama dini ritüelleri yaşayanlar,  İslam dinini Kur’an da yazıldığı gibi uyguluyorlar mı?  Gerçekten İslam dininin değişmemesine hizmet ediyorlar mı?

Atatürk; dinin ve inancın kutsallığını korumak onun vecibelerinin değiştirilmemesi ve doğru anlaşılması için Kur’an’ı Türkçe tercüme ettirdi.

Bugün İslam dini ne yazık ki en çok çarpıtılan, değişime uğratılan bir din olmuştur. Bundan dolayı insan bilimleri, inançlar konusunda belki de dinin en kurtarıcı ve destekleyici konumunda olmuştur. İşte bilimin evrenselliği sayesinde objektif davranma ve araştırma ve gözlem etme gibi çalışmalar dinlerin sübjektifliğini dengeleme noktasında hep desteklemiştir.

Din eğitimi toplumların dayanışma bağlarının güçlenmesini, insanların iç huzurunu, barış ve kardeşliğini sağlayacak şekilde verilmeli. Din kültürü ve Ahlak Bilgisinin ne kadar önemli olduğunu insan hak ve hukukunun gasp edilmesini ve özgürlüğünü kaybetme hissiyatına kapılmasını,  Enes Kara bize bir kere daha göstermiştir. İslam dini bize hiçbir zaman Allah ile elçilik yapacak tarikat ve cemaatler kurun dememiştir. Sadece  “Oku anla ve uygula “ demiştir.

 Kaynakça: M. Marletta. Dogmacılık, Öğrenme Ve Bilim Pratiği. (13 March 2013). Alındığı Tarih: 01 March 2021. Alındığı Yer: Bağlantı | Arşiv Bağlantısı

 14.01.2022

Lütfiye Kader

Emk.Uzm.Fen Bilimleri Öğretmeni

Tarih: 14.01.2022 Okunma: 1963

YORUMLAR

Yorumunuzu ekleyin.

İsim: *

E-posta Adresiniz: *

* (E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır.)

Yorum: *

Güvenlik Sorusu:
Türkiye'nin başkenti neresidir?

Aysel Gursoy

14.01.2022 - 23:04

Elinize saglik.ne anlaşılır anlatmussiniz.

Lütfiye Kader

14.01.2022 - 23:17

Teşekkür ederim Aysel hocam. Anlaşılır olması benim için çok önemliydi. Yorumunuz desteğiniz ve katkınız için çok teşekkür ederim. 🙏🌹🙋‍♀️

i. Hakkı Cengiz

15.01.2022 - 13:51

Değerli Hocam, kaleminize sağlık. Artık, İslam aşınmış aşınmış ve bir menfaat dini haline gelmiştir. Bir tıbbiyelinin havsalası tabii ki dayatılanları almıyor. Hiçbir aklı başındaki insanın aklı almaz. Saygı ve selâmlarımla...