YETENEK

Lütfiye Kader - 29.08.2021

           YETENEK

    Yıllar önce teknolojiyle ilgili bir kursa katılmıştım. Kurs hocamız; yıllarca eğitimde idareci pozisyonda bulunmasına rağmen, idareci olmanın getirdiği vasıflarını, kendi iletişim becerileriyle yoğurarak,  kursun sıkıcı olmaması için elinden geleni yapmıştı. İlginç bulduğu, doğadan çevreden hikâyelerini, bir bulmaca gibi anlatarak bizleri motive etmeye çalışıyor, konusuna hakim olduğunu, özgüveninin tavana vurmasıyla gösteriyordu. Bizi; tek sıkan şey ise, özel hayatından örneklerin çokluğuydu. 

‘’İnsanın,  hayvandan üstün olan farkı nedir? ‘’ Soru buydu. Bundan kolay ne olabilir bilgiçliğiyle, çoğunluğun verdiği yanıt koro sesi gibi olmuştu. Tabi ki, insan düşünür konuşur. Hayvanın fikri yoktur insanın hem aklı, hem fikri vardır gibi belirli yanıtların hepsine başını sallayarak hocamız hayır diyordu.

Hepimizin gerçekten merakı artmış, motivasyonumuz ve ilgi odağımız birden hocanın üzerine yönelmişti. Aynen öğrencilerimize soru sorup ta, öğretmenin, yanıtını doğrulamasını bekleyen çocuklar gibiydik. Bizi epeyce meraklandırdıktan sonra; sizin dedikleriniz zaten önemli farklar ama arkadaşlar, insanın hayvandan üstünlüğü alet kullanabilme yeteneğidir dedi. O an için, bu yanıtın olağanüstü, üstün fark olduğu konusunda, beyinlerimizin tüm nöronları, bağlantılar kurarak, ışık hızıyla bunu değerlendirdiler. Kimimiz bunu hemen doğruladı, kimimiz çekimser kalarak değerlendirmeğe aldı, kimimiz de itiraz etti. İtiraz edenler;  haklı olduklarını, cılız örnekleriyle, o an dile getiremediler. Hocamız da, bunu gayet emin bir şekilde kesinlikle doğru olduğunu, çok belirgin örneklerle açıklayınca, konu orada hocanın galibiyetini ilan etmesiyle kapanmış oldu.

Alet kullanabilme yeteneğini, sadece insanlara özgü bir genelleme yeteneği yaparsak, haksızlık yapmış oluruz. Yoksa eğitilmiş kedi köpeğin öğretildiği zaman, alet de kullanabileceğini, hatta kuşların, doğuştan gelen mühendislikleriyle yaptıkları yuvalarını, arıların yaptıkları peteklerin, düzgün altıgen geometrik şekillerini nasıl açıklayabiliriz. Biz insanlar, ancak okuyup öğrenerek alet kullanabilme yetimizi geliştirebiliyoruz.

 Öğrencilerimizin de öğrenme modellerini bu bağlamda düşünecek olursak; Her öğrenci kendi kapasitesine, kendi genomuna, kendi çevresine kendi olanaklarına göre kendine uygun olan beceriyi kazanabilir. Bizim eğitim sisteminde ne yazık ki; herkesin fen lisesine, herkesin üniversiteye, herkesin; doktor, mühendis, hakim, kaymakam, diplomat olabileceği öngörüsüyle çocuklarımızın içinde kalmış yeteneklerini fark edemediğimiz gibi, o yetenekleri nin hiç ortaya çıkmaması için de elimizden geleni yapıyoruz. Onları tüketiyoruz onları yok sayıyoruz.

Günümüzde; hemen herkesin bir lisans veya yüksek lisans diploması olması, onu sadece yüksek eğitim aldığını gösterir ama hiç yüksek eğitim almamış bir kimsenin de fark yaratıcı bir çalışma yapması, kendinden eğitimce çok önde olanların önüne geçirebilir. Önemli olan; doğru işi, doğru kişilerin, doğru zamanda yapmasıdır.

Bu yüzden ilköğretimden itibaren, biz öğretmenlerin öğrencileri her yönüyle tanıyıp, hayallerini isteklerini ve becerilerini keşfedebilme gayretinde olması,  hepimizin geleceği ve mutluluğu açısından çok gerekli ve önemlidir.

 

    23.05.2017              

    Lütfiye  Kader                                                                                    

  Emk Uzm Fen Bilimleri Öğretmeni

 

 


Tarih: 29.08.2021 Okunma: 375

YORUMLAR

Yorumunuzu ekleyin.

İsim: *

E-posta Adresiniz: *

* (E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır.)

Yorum: *

Güvenlik Sorusu:
Türkiye'nin başkenti neresidir?

İ. Hakkı Cengiz

29.08.2021 - 15:59

Hayvan yuva veya petek yapıyor ama ALET kullanmadan yapıyor. Çocuklarımızın yeteneklerini ortaya çıkaramadığımız, onları harcadığımız, enerjilerini tükettiğimiz konusunda hemfikirim. Elinize sağlık, değerli Hocam. Selâmlar...