19 Ocak 2015
BU MEMLEKETTE YAŞAMAYI SEVİYORUM ABİ!
Şu, hemen apartmanın yanındaki çocuk parkında küfür-kıyamet bir topun peşinde koşan çocukları seviyorum.
Onları çevreleyen çimlerde köpeğini gezdiren kadını ve adamı seviyorum.
Sabah akşam mahallenin kedilerini besleyen hayvan sever kadını seviyorum.
Apartmandaki çocukların cıvıltılarını, balkonlardaki çay kaşığı şıkırtılarını seviyorum.
Aşık Veysel Parkı’nda sabah, akşam yürüyüş yapan, her kültürden, her inançtan insanları seviyorum.
Denize girmek için belediye otobüsüyle Özdere’ye gitmeyi, yoldaki manzarayı seviyorum. Manzara beni duygulandırıyor ve coşturuyor. İçimden böyle güzel bir memlekete kim kıymaya kalkarsa “Allah fırsat vermesin” diye dua ediyorum.
x x x
İzmir’le irtibatım tam 40 yıl önce başladı. Bunun 23 yılında burada ikamet ettim ve halen devam ediyorum. İzmir’i, seçim çalışmaları, TEMA-Çevre Gönüllülüğü dolayısıyla dağ-bayır, kasaba-köy gezdik. Bu kadar sürede ayak basmadığımız yer kalmamış olmalı, değil mi?
Geçen hafta ziyaret ettiğim bir esnaf, “Karagöl’ü gördün mü?” diye sordu. Karadeniz’dekini zannettim, geçen sene gördüğümü söyledim. “Hayır, o değil, İzmir’deki” dedi. Şaşırdım. Yamanlar Dağı’nda, merkeze 23 Km. mesafede bir mesirelikmiş.
Ödemiş tarafında bir yer daha sordu. Onu da görmemiştim. Kim bilir daha nereler? Düşünün, 40 yıllık İzmirli olarak görülmesi gereken bu yerleri görmemişim.