Altını her şeyiyle boykot edelim…
Hatta deyimlerdeki, atasözlerindeki “altın”ı bile!
CERATTEPE: DİRENİŞ DEĞİL UYANIŞ!
Cerattepe nire, İzmir, İstanbul, Anamur, Sinop, Sandıklı nire?
Bizi ne ilgilendirir?
İlgilendiriyor!
Dünyanın herhangi bir yerindeki doğa tahribatı, ağaç katliamı, dünyadaki her insanı ilgilendiriyor. Çünkü “yeni bir durum var”: Yerküre bitiyor!
Toprağıyla,
Suyuyla,
Havasıyla bitiyor!
Tabiat hızla tüketiliyor, tahrip ediliyor…
Ormanlarıyla,
Dağları, bayırlarıyla,
Meraları, çayırlarıyla,
Kurduyla, kuşuyla, börtü-böceğiyle,
Akarsuları, gölleriyle,
Denizleri, okyanuslarıyla…
Bunu durdurmanın, en iyi ihtimalle bugünkü seviyesinin korunmasının tek yolu var: Tahrip eden insanı durdurmak.
Yarını, çocuklarını, torunlarını hiç düşünmeyen, cebini doldurmaktan başka bir kaygısı olmayan “hırs”ı durdurmak.
Diyorlar ki, “madencilik, gelişme, sanayi vs.”!
Bunlara karşı olan yok!
Hatta destekliyoruz… Ama doğayı tahrip etmeden maden ve fabrika işletin.
Cerattepe olayını bir “direniş” olarak görmüyorum. Bir “uyanış” olarak görüyorum. Halkın, çocuklarının geleceğine, oksijenine, toprağına sahip çıkması olarak görüyorum.
Elbette madencilik faaliyetinin, “şimdilik” durdurulması da Artvin’in “kurtulduğu” anlamına gelmiyor. Durdurulduğu haberiyle birlikte, on binlerce metrekare alanın, maden şirketine “tahsis” edildiği haberi de geldi.
Uyanık kalmalı!
27 Şubat 2016
TÜRKİYE SICAK, DÜNYA DAHA DA SICAK