4 MİLYONDAN 6 MİLYONA
15 sene evvel günlük ekmek israfımız 4 milyondu. O yılların gazete arşivlerini karıştırırsanız, dönemin Tarım Bakanı’nın “israfı önlemek için tedbirler alındığı” açıklamalarını okuyabilirsiniz. Tıpkı, bugünkü Bakan’ın açıkladığı gibi…
“Tedbirler”in neticesi bu!
4 milyondan 6 milyona çıkan israf! Nüfusumuz arttıkça ekmek israfımız da artıyor.
Demek tedbirler kâr etmiyor.
Ne kâr eder?
Vergi!
Kendimizi durduramıyoruz. Bizi durdurabilirse ancak israfın “bedelini ödemek” durdurur!
x x x
İki Mısra:
ANADOLU
Ormanlar, suları bol cennet gibi,
Toptan tahribi gör ki cinnet gibi...
Âşık NAZMÎ
21 Haziran 2010
Pilav Pişirdim Yavan, İçine Kıyamadım Soğan
Nasıl kıyarsınız? Soğanın kilosu olmuş 10 lira!
Eskiden, 3-5 kilo alıp 5 lira verdiğimiz soğanı, yine 5 lira vererek ancak yarım kilo alabiliyoruz.
İnsan bu soğanı kıyabilir mi? Bu soğana kıyabilir mi?
“Acı soğan, kuru yavan” veya “Pilav pişirdim yavan, içine kıydım soğan”, acı bir lezzetle tatlı bir fukaralığın temsilî deyimiydi…
Valla, şimdi pilav pişirip içine de soğan kıyabiliyorsanız, hele yanına da söğüş soğan kesebiliyorsanız, zenginsiniz, hem de sıkı bir zenginsiniz demektir.
“Soğanı bal eylemek”!
Ucuz, çok bulunan acı bir lezzeti, pahalı, az bulunan tatlı bir lezzete çevirmenin mecazıydı… Hâlbuki şimdi soğan baldan pahalı oldu. Bir büyük kavanoz bal 30 lira… Kahvaltıda 2-3 ay gider… Aynı paraya 3 kilo soğan alın bakalım kaç gün gidecek?
“Acı soğana razı olmak”!